QUESTION MARKS in Turkish translation

['kwestʃən mɑːks]
['kwestʃən mɑːks]
soru işareti
soru işaretleri

Examples of using Question marks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Still a bunch of question marks.
Hâlâ bir sürü soru işareti var.
Sanderson,"believer, powerful… acolyte." And then a bunch of question marks.
Sanderson, inançlı, güçlü akolit.'' Sonra bir sürü soru işareti.
so there's some question marks, some mystery surrounding them that might shed new light on human history.
dolayısı ile birtakım soru işaretleri var, onları çevreleyen gizem, insanlık tarihine yeni bir aydınlanma getirebilir.
At the wrap party for the movie that they co-starred in Cem Sezgin and Gozde Atasoy shared intimate moments which raised question marks." Shame on you.
Beraber rol aldıkları filmin kutlama gecesinde Cem Sezgin ve Gözde Atasoyun arasındaki yakınlık akıllarda soru işareti bıraktı.'' Yazıklar olsun ya.
They seem to stand out as being out of place in time, so there's might shed new light on human history. some question marks, some mystery surrounding them that.
Zamandaki yerlerine insanlık tarihine yeni bir aydınlanma birtakım soru işaretleri var, onları çevreleyen gizem, oturmuyor gibi duruyorlar, dolayısı ile getirebilir.
I put question marks next to your name.- I'm pretty sure…- What?
Ne var?- Kesinlikle… adının yanında soru işareti koymuştum?
In all of our sessions, I have had question marks. Because you, at heart,
Tüm seanslarımızda, soru işaretleri vardı, çünkü sen temelde,
there were question marks all over the walls.
duvarların her yerinde soru işaretleri vardı.
There are question marks in the minds of the policymakers in the USA about July 15-16 and the incidents after that and this is an expected thing.
ABDdeki politika yapıcıların kafasında 15-16 Temmuz ve sonrasındaki olaylarla ilgi soru işaretleri var ve bu beklenen bir şey.
Rich beem capable of a big charge, question marks surrounding Luke Chisolm,
Rich Beem, büyük bir sorumluluğun altından kalkabilecek birisi. Luke Chisholm, soru işaretleriyle kuşatılmış durumda.
There were no question marks over Joe Root, for example, leading up to the announcement because-
Örneğin Joe Root ile ilgili hiçbir soru işareti yoktu, duyuru yapılmak durumunda kalındı
I believe it would affect the perspectives of Romania's accession and would lift question marks regarding parliament's support for the integration process," European Commission delegation head Jonathan Scheele was quoted as saying by the online news service HotNews.
Avrupa Komisyonu heyet başkanı Jonathan Scheele İnternet haber sitelerinden HotNewsde çıkan sözlerinde,'' Meclisin bu yasa paketini reddetmesi yazık olacaktır. Bunun Romanyanın üyelik hedefini etkileyeceğine ve meclisin entegrasyon sürecine olan desteği hakkında soru işaretleri doğuracağına inanıyorum,'' dedi.
which is forbidden by international law and basic justice poses huge question marks as to its ethics.
o kanunun doğruluğuna kocaman soru işaretleri yöneltmekte fakat ben sizinle Shin Betin başı olarak konuşuyorum.
asterisks(*), or question marks(?). Examples of VALID entries: http://mycompany. com, 192.168.10.1,
yıldız(*), soru işareti(?) gibi özel karakter içermediğinden emin olun.
Cartoon eggplant, cartoon eggplant"? You up, question mark.
Uyanık kal, soru işareti… çizgi patlıcan, çizgi patlıcan''?
I have got question mark underpants.
İç çamaşırlarımda soru işaretleri var.
You up, question mark, cartoon eggplant, cartoon eggplant"?
Uyanık kal, soru işareti… çizgi patlıcan, çizgi patlıcan''?
Nice uncontrollable question mark, Britta!
Soru işaretini frenleyemedin, Britta!
Someone told me they're wanted in 30 states. Question mark.
Soru işareti. Birisi bana 30 eyalette arandıklarını söyledi.
Second meeting with… question mark.
İkinci buluşmasında… kafasında soru işaretleri vardı.
Results: 46, Time: 0.0348

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish