ROYALTY in Turkish translation

['roiəlti]
['roiəlti]
kraliyet
royal
crown
imperial
kingdom
krallığı
king
royal
asiller
noble
royal
nobleman
sublime
highborn
dignified
nobility
royalty
asilzade
nobleman
noble
royal
peer
patrician
soylu
noble
royal
aristocratic
nobility
nobleman
highborn
patrician
well-bred
nobly
pedigree
telif ücreti
krallar
king
royal
kraliyeti
royal
crown
imperial
kingdom
kral
king
royal
asil
noble
royal
nobleman
sublime
highborn
dignified
nobility
kraliyetten
royal
crown
imperial
kingdom
kraliyetinden
royal
crown
imperial
kingdom

Examples of using Royalty in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's Royalty in these crates, Sam.
Bunlar soylu, Sam, ne kadar satılık olsa da.
Those weren't royalty checks.
Demek onlar telif hakkı çeki değildi.
No more royalty.
Telif ücreti yok.
Hawaiian royalty.
Hawaii Krallığı.
Turns out his uncle isn't Nigerian royalty. Fraud warrant.
Geleneksel sahtekârlık olayı. Amcası Nijeryalı asilzade değilmiş.
We have gotta treat this guy like royalty.
Bu adamı krallar gibi ağırlamamız gerek.
She wasn't royalty at all, but a geek, a loser, a servant girl.
O da hiç soylu değildi, bir inek bir hizmetçi.
Royalty check from Runaway Sleigh.
Kaçak Kızakın telif ücreti.
I got more royalty in my cards.
Kartlarımda daha çok telif hakkı var.
Hawaiian royalty.
Hawaii Krallığı.
The top five vote-getters from each class will comprise the royalty court.
Her sınıftan en fazla oy alan beş kişi kraliyet mahkemesini oluşturacak.
He lived like royalty in the palace, with his wife and daughter.
Karısı ve kızıyla sarayda asilzade gibi yaşıyordu.
Austrian royalty on their honeymoon.
Avusturya kraliyeti balayında.
You can live like royalty down there till this whole mess goes away.
Orada krallar gibi yaşarsınız. Bütün bu sorunlar da biter.
The song goes to number one, he doesn't even sniff a royalty check.
Şarkısı bir numara bile olsa telif ücreti alamayacaktı.
The K42 is a private security firm that works exclusively for British royalty.
K42 özel bir güvenlik şirketidir. Yalnızca İngiliz Krallığı için çalışırlar.
He's right. There's royalty on this stage tonight.
Haklıydı. Bu akşam sahnede kraliyet var.
Moretti said Dino was like royalty in the clubs.
Moretti, Dinonun kulüplerde soylu gibi olduğunu söyledi.
Seriously, grifting royalty, I have got an eye for these things.
Cidden, dolandırıcılık kraliyeti. Bunları gören bir gözüm var.
We could live like royalty.
Krallar gibi yaşarız.
Results: 327, Time: 0.064

Top dictionary queries

English - Turkish