Examples of using Asil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kız genç, güzel ve de asil.
Bir şövalye onurlu ve asil davranışlar sergilemelidir.
Sevgili düşmanımız asil Rumata.
Savaş, insanın asil karakterini ortaya çıkartır'' diyen Mussolini miydi?
Asil, aşka hiç inanmaz.
Asil bir adamla tanışmış. Benden daha asil ve daha sofistike.
Bir şövalye onurlu ve asil davranışlar sergilemelidir.
Aynısını yapmaları için asil arkadaşlarımı görevlendirdim.
Benim gibi sen de asil değilsin.
Söylesene bana, asil olmak demek, ne demek? -Asiller!
Asil kişiliğini gerçek anlamda yalnızca korkunun karşısında bulursun.
Çünkü Asil, Güzelliğin Portresini satmaya karar vermişti.
Haplarımın hepsini içmeyi unuttum. Asil görünüyorsun.
En yüce ve asil bayan.
Halk olsun asil olsun, sonuçta hepimiz insanız.
İnsanları tanırım, Asil.
Kaptan Gevrek gibi. Çok asil.
Felsefe. Asil düşünceler.
Söylesene bana, asil olmak demek,
başarılı ve asil.