SECURITY RISK in Turkish translation

[si'kjʊəriti risk]
[si'kjʊəriti risk]
bir güvenlik tehlikesi
güvenlik riskidir

Examples of using Security risk in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mr. Malley has been released without charges, but he is considered a security risk.
Bay Malley bir suçlama olmadan serbest bırakıldı ama bir güvenlik riski arz ediyor.
What we do and who we associate with in our personal lives can present a security risk.
Şahsi yaşamımızda yaptıklarımız ve birlikte çalıştıklarımız güvenlik tehlikesi olabilir.
Maybe after his psychotic episode Budahas became a security risk.
Belki de yaşadığı psikolojik sorundan sonra Budahas bir güvenlik riski olmuştu.
He is not, in my opinion, a security risk.
Onun değil, benim fikrim, bir güvenlik riski.
You just became a security risk.
Seni avlayabilir. haline geldin. Bir güvenlik riski.
You just became a security risk.
Haline geldin.- Seni avlayabilir. Bir güvenlik riski.
Wanna bring the Russians into it. and they got in into their heads that we Canadians They think all us foreigners are a security risk.
Bütün yabancıların güvenlik riski olduğunu düşünüyorlar ve biz Kanadalıların… Rusları işin içine sokmak istediklerini kafalarına koydular.
And you who also have not seen the evidence… are claiming he's not a security risk.
Kanıtları görmediğiniz halde… onun bir güvenlik tehlikesi olmadığını iddia ediyorsunuz.
The imam likes publicity, and there'sthe occasional fringe speaker, but it's not considered a security risk.
İmam aleniyeti seviyor. Ara sıra hoparlörden konuşma yapıyor ama bu durum, güvenlik riski olarak görülmüyor.
And you who also have not seen the evidence… are claiming he's not a security risk.
Kanıt görmediniz… ve onun bir güvenlik tehlikesi olmadığını iddia ediyorsunuz.
And Wilkinson says that while publication he doesn't believe that it poses a security risk to the British people or the armed forces. may embarrass both governments.
Wilkinson da yayınlamanın her iki hükümeti de… sıkıntıya sokacağını… ama İngiltere halkına ya da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
the armed forces. he doesn't believe that it poses a security risk.
da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
Wilkinson says that while publication he doesn't believe that it poses a security risk to the British people or the armed forces.
de… sıkıntıya sokacağını… ama İngiltere halkına ya da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
he doesn't believe that it poses a security risk And Wilkinson says that while publication.
da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
And Wilkinson says that while publication he doesn't believe that it poses a security risk may embarrass both governments, to the British people or the armed forces.
Wilkinson da yayınlamanın her iki hükümeti de… sıkıntıya sokacağını… ama İngiltere halkına ya da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
he doesn't believe that it poses a security risk And Wilkinson says that while publication may embarrass both governments.
de… sıkıntıya sokacağını… ama İngiltere halkına ya da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
He doesn't believe that it poses a security risk And Wilkinson says that while publication to the British people or the armed forces. may embarrass both governments.
Wilkinson da yayınlamanın her iki hükümeti de… sıkıntıya sokacağını… ama İngiltere halkına ya da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
may embarrass both governments, he doesn't believe that it poses a security risk.
da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
He doesn't believe that it poses a security risk to the British people or the armed forces. may embarrass both governments, And Wilkinson says that while publication.
Wilkinson da yayınlamanın her iki hükümeti de… sıkıntıya sokacağını… ama İngiltere halkına ya da… ordusuna güvenlik riski yaratacağını düşünmediğini söylüyor.
One other major security risk for Serbia, he told SETimes, is the economic situation.
SETimesa konuşan analist, bir diğer önemli güvenlik riskinin de ekonomik durum olduğunu söyledi.
Results: 94, Time: 0.0391

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish