SEEING SOMEONE in Turkish translation

['siːiŋ 'sʌmwʌn]
['siːiŋ 'sʌmwʌn]
biriyle görüşmesini
birisiyle görüşmekte
birisiyle görüşmeye

Examples of using Seeing someone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm talking about when my mom started seeing someone a couple years after my dad left.
Babam gittikten birkaç yıl sonra annemin biriyle görüşmeye başlamasından bahsediyorum.
Actually, she did start seeing someone. Maybe six weeks ago.
Aslında yaklaşık altı hafta önce biriyle görüşmeye başlamıştı.
Stuart doesn't know this, but she's already seeing someone else.
Stuartın bundan haberi yok ama kadın çoktan biriyle görüşmeye başlamış.
There are few things more encouraging than seeing someone else die.
Ölen birini görmekten daha cesaret verici şey pek azdır.
Um, she just found out that Brian's seeing someone else.
Um, Brianın birisiyle görüştüğünü yeni öğrendi.
Ross, did you know Monica's seeing someone?
Ross, Monica nın birisiyle görüştüğünü biliyor muydun?
But you're seeing someone.
Görüştüğün birisi var ama.
She's not seeing someone, is she?
Birisiyle görüşmüyor değil mi?
I can't believe that Mr. Joseph seeing someone….
Bay Josephin biriyle görüştüğüne inanamıyorum.
Seeing someone and doing this job?
Biriyle görüşmek ve bu işi yapmak?
Listen, have you thought about seeing someone?
Baksana, birini görmeyi denedin mi hiç?
Have you thought about, I don't know, maybe seeing someone about that?
Bunun için birini görmeyi hiç düşündün mü?
All of these victims reported seeing someone on top of them, strangling them.
Bu kurbanların hepsinin üstünde birilerini gördükleri bildirildi. Boğarak onları.
It's private. But you do admit that you're seeing someone?
Ama biriyle görüştüğünü kabul ediyorsun değil mi?- Özelim bu benim?
Would you mind seeing someone?
Seni biriyle görüştürmemin mahsuru var mı?
Seeing someone I thought was gone.
Öldüğünü sandığım birini gördüm.
I'm happy for you, Gav… seeing someone.
Senin için çok sevindim Gav… biriyle görüşmen.
I started seeing someone for a while too.
Ben de bir süre biriyle görüştüm.
We can't even go out to dinner because you're worried about seeing someone you know.
Yemeğe bile çıkamıyoruz. Çünkü tanıdığın birini görmekten korkuyosun.
Is it your first time seeing someone wearing a Korean traditional dress?
İlk kez mi hanbok giyen birini gördün?
Results: 126, Time: 0.0493

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish