SHACKLES in Turkish translation

['ʃæklz]
['ʃæklz]
prangaları
shackles
ball
chain
zincirleri
chain
tether
kelepçeleri
handcuffs
cuffs
clamp
bracelets
shackle
prangalar
zincirlerinden
chain
tether
pranga
shackles
ball
chain
prangalardan
shackles
ball
chain
kelepçeler
handcuffs
cuffs
clamp
bracelets
shackle
prangasını
shackles
ball
chain
zincire
chain
tether
zincirlerini
chain
tether
kelepçelerini
handcuffs
cuffs
clamp
bracelets
shackle

Examples of using Shackles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Shackles have been tested.
Kelepçeler kontrol edildi.
The arms breaking the shackles could be Peter.
Pranga kırma kolları peter olabilir.
I will be free of these shackles soon enough, and I will kill you.
Yakında bu prangalardan kurtulacağım ve seni öldüreceğim.
Cedric is about to be released from the shackles of Gail-Hell.
Cedric, Cehennem-Gailin zincirlerinden kurtulmak üzere.
Roscoe got a clown in shackles. The Tasmanian devil, but then.
Prangalar içinde palyaço dövmesi. Tazmanya canavarı tatlı ama.
They invade my head, Like shackles of guilt.
Ama bu düşünceler, hafamı istila ediyor. Hafızam kazınıyor. Vicdan azabı prangaları gibi.
Once you complete the task, we will release all the shackles from the legs.
Görevini tamamladığında, bacağındaki bütün zincirleri çıkaracağız.
He saw two arms breaking shackles.
O pranga kırma iki silah gördüm.
Those shackles aren't the problem. This one is.
Sorun o kelepçeler değil, bu.
There were shackles around Tom's ankles.
Tomun ayak bileklerinde prangalar vardı.
Even when freedom was gained, shackles of what I had done to those I loved remained.
Özgürlüğümü kazandıktan sonra bile sevdiklerime yaptıklarımın zincirleri beni bırakmadı.
This show is our chance to break the shackles.
Bu program, prangaları kırma şansımız.
Now… them shackles are unbecoming for a man of stature.
O kelepçeler prestijli bir adama yakışmıyor.
From what?- Looks like shackles.
Pranga gibi.- Neyden?
No. I need no shackles.
Hayır. Zincire gerek yok.
Shackles, chaining me to wealth.
Bunlar beni zenginliğe zincirleyen prangalar.
Like any self-respecting bachelor? Oh, why couldn't Giles have shackles.
Neden Gilesın, kendine saygısı olan her bekar erkek gibi zincirleri yok?
We must break the shackles of this grudge and open our clouded eyes.
Nefret zincirlerini kırmalı ve artık gözlerimi açmalıyız.
I need no shackles No.
Hayır. Zincire gerek yok.
These shackles.
Bu kelepçeler.
Results: 149, Time: 0.0684

Top dictionary queries

English - Turkish