SICKNESS in Turkish translation

['siknəs]
['siknəs]
hastalık
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hasta
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing
bulantısı
nausea
nauseous
sickness
hastalığı
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hastalığın
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
hastalıktan
disease
sickness
illness
sick
infection
plague
ill
condition
morbidity
disorder
bulantıları
nausea
nauseous
sickness
bulantıların
nausea
nauseous
sickness
bulantılarım
nausea
nauseous
sickness

Examples of using Sickness in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Congratulations. You're lucky you don't have morning sickness yet.
Henüz sabah bulantıların olmadığı için şanslısın. Tebrikler.
Thank you. May he be free from worry and sickness in heaven.
Cennette endişeden ve hastalıktan uzak olsun. -Teşekkürler.
The sickness you have… No! I'm not sick.
Hasta değilim ben. Senin hastalığın.
Morning sickness.
But I have morning sickness and I have on underwear that goes up to there.
Yine de sabah bulantılarım var ve iç çamaşırım ta burada.
Morning sickness came on fast.
Sabah bulantıları hızlı geldi.
I know you haven't been eating well because of morning sickness. Eat up.
Sabah bulantıların yüzünden pek yiyemediğini biliyorum. Yesene.
Apologies, but we lost one of our cows to sickness two months ago.
Özür dilerim, iki ay önce hastalıktan ineklerimizden birini kaybettik.
He thinks that the sickness is the devil's work, that the end of times is here.
Zamanın sonunun burada olduğunu düşünüyor. Hastalığın şeytanın işi olduğunu.
Maybe this is morning sickness.
Belki de bu sabah bulantısı.
My morning sickness is gone.
Sabah bulantılarım geçti.
And my energy's back, so… the morning sickness is gone, right on schedule.
Sabah bulantıları geçti, enerjim geri geldi.
How is your morning sickness?
Sabah bulantıların nasıl?
Now, we will heal the land… of this sickness you bring!
Şimdi toprağı senin getirdiğin hastalıktan iyileştireceğiz!
That the end of times is here. He thinks that the sickness is the devil's work.
Zamanın sonunun burada olduğunu düşünüyor. Hastalığın şeytanın işi olduğunu.
First the… the morning sickness, then the cravings and the shopping.
Ve alışveriş. Önce sabah bulantısı, sonra aşerme.
I always get my morning sickness Late in the day.
Sabah bulantılarım günün hep ileri saatlerinde gelir.
And my energy's back, so… the morning sickness is gone, right on schedule.
Sabah bulantıları geçti, enerjim geri geldi.- İyiyim.
Sure. Any morning sickness?
Sabah bulantıların var mı?- Tabiki?
ailing with plague and sickness.
veba ve hastalıktan kırılıyordu.
Results: 1858, Time: 0.0504

Top dictionary queries

English - Turkish