STIMULATED in Turkish translation

['stimjʊleitid]
['stimjʊleitid]
uyarılmış
were warned
stimulated
induced
excited
forewarned
uyarmışlardı
to warn
to alert
a heads-up
to caution
warning
to stimulate
to forewarn
stimulation
teşvik
incentive
encouragement
urge
stimulus
stimulate
inspire
encouraged
promoting
inciting
spur
stimüle
stimulated
canlandırıimış
uyarılır
is excited
is warned
is stimulated
uyaran
warning
alerted
stimulates
warner
the warnings

Examples of using Stimulated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
energized by a beam of electrons to produce stimulated emission at an ultraviolet wavelength of 176 nm.
elektron ile enerji sağlanarak, 176 nm dalgaboyunda( morötesi) uyarılmış emisyon üretildi.
You inserted a probe into Beth Hostetler's brain, stimulated her brain tissue, and in so doing, awakened an insatiable carnal desire.
Beth Hostetlerin beynine bir sonda soktunuz beyin dokusunu uyardınız ve bunun sonucunda doyurulamayan bir cinsel istek ile uyandı.
Just as it's not good for a child's brain to be constantly over or under stimulated, it's not good for an adult's brain either.
Bir çocuk beyninin sürekli uyarma altında veya uyarma durumunda olması iyi olmadığı gibi, yetişkin beyni içinde bu iyi değildir.
i.e., stimulated emission.
yani emisyon uyarmıştır.
where John Wheeler stimulated an interest in nuclear physics,
burada John Wheelerın etkisiyle nükleer fiziğe merak saldı
The US expresses its compassion for the fact that Kosovo Serbs, stimulated by the Serbian government, didn't participate in the local and parliamentary elections," McCormack said.
McCormack,'' ABD, Kosovalı Sırpların Sırp hükümetinin etkisiyle yerel ve parlamento seçimlerine katılmamasından duyduğu merhameti ifade etmektedir.'' dedi.
In doped fiber amplifiers and bulk lasers, stimulated emission in the amplifier's gain medium causes amplification of incoming light.
Katkılı fiber yükselticilerde ve lazerlerde, canlandırılan emisyon yükselticinin kazandığı ışıkların yükseltiminde kullanılmaktadır.
Barriers to grain imports stimulated a return to mixed farming, and by 1938 Finland's farmers were able to meet roughly 90 percent of the domestic demand for grain.
Tahıl ithalatındaki engeller karışık tarıma dönüşü sağladı ve 1938de Finlandiya çiftçileri hububat talebinin kabaca% 90ını karşılayabildiler.
will stop accruing and foreign investments will be stimulated, he said.
faizlerdeki yükselmenin duracak ve dış yatırımların canlanacak olması olduğunu söyledi.
A semiconductor laser emits light through stimulated emission rather than spontaneous emission, which results in high output power(~100 mW) as well as other benefits related to the nature of coherent light.
Yarı iletken bir lazer ışığı kendiliğinden salımdan ziyade yüksek çıkış gücü( 100 mW) kadar eş evreli ışığın doğasıyla ilgili diğer faydalarıyla sonuçlanan uyarılmış salınım yoluyla yayar.
And we developed the impact car that General Motors made, the EV1, out of-- and got the Air Resources Board to have the regulations that stimulated the electric cars, but they have since come apart.
Ve biz de elektrikli arabayı geliştirdik General Motorsun yaptığı gibi, the EV1, dışında-- ve Hava Kaynakları Kurumu düzenlemesine sahip elektrik arablarını uyarmışlardı, fakat dağıldıklarından bu zamana.
However, we will flood the corridor with mist Well, the Morae's natural cloaking ability does not interact with light, by stimulated emissions of radiation. and activate a grid of light amplification.
Moraeyın doğal gizlenme kabiliyeti ışıkla etkileşmiyor,… fakat, koridoru sisle kaplayıp uyarılmış ışımanın yayımı ile… güçlendirilmiş bir ışık ızgarası etkinleştireceğiz.
Igbo-Ora in Nigeria Kodinji, located in Kerala, India Mohammadpur Umri, located in Uttar Pradesh, India The widespread use of fertility drugs causing hyperovulation(stimulated release of multiple eggs by the mother) has caused what some call an"epidemic of multiple births.
Uttar Pradeşte bulunan Mohammadpur Umri Hiperovulasyon nedeniyle doğurganlık ilaçlarının yaygın kullanımı( anne tarafından birden fazla yumurta bırakması uyarılmış)'' çoklu doğumun salgını'' denmesine neden oldu.
the EV1, out of-- and got the Air Resources Board to have the regulations that stimulated the electric cars, but they have since come apart.
General Motorsun yaptığı gibi, the EV1, dışında-- ve Hava Kaynakları Kurumu düzenlemesine sahip elektrik arablarını uyarmışlardı, fakat dağıldıklarından bu zamana, bir çok şey yaptık, uzaktan kumandalı uçaklar vb.
less eminent people", and had"provoked and stimulated thought in many diverse quarters.
birbirinden çok farklı çevrelerde düşünce teşvik ve tahrik etmiş olduğunu yazmıştı.
By 2008 the diffraction limit has been surpassed and lateral imaging resolutions of 20 to 50 nm have been achieved by several"super-resolution" far-field microscopy techniques, including stimulated emission depletion(STED)
Yılına kadar kırınım sınırı aştı ve 20 ila 50 nm yanal görüntüleme çözünürlükleri uyarılmış emisyon tükenmesi( STED)
I will stimulate you.""I wish you wouldn't.
Seni teşvik edeceğiz.'''' Ben isterdim.
You can stimulate a feeling?
Bir duyguyu teşvik edebilir misin?
I have discovered that poetry can stimulate collapsed neural pathways.
Şiirin teşvik edebileceğini keşfettim yıkılmış sinir yolları.
I have discovered that poetry can stimulate William Knox.
Şiirin teşvik edebileceğini keşfettim William Knox.
Results: 46, Time: 0.1157

Top dictionary queries

English - Turkish