STRIKE FORCE in Turkish translation

[straik fɔːs]
[straik fɔːs]
darbe kuvveti
vurucu gücü
saldırı kuvvetini
strike force
saldırı timini
saldırı gücünü
vurucu güç
vuruş kuvveti

Examples of using Strike force in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our target is located on the… Say again, Strike Force Command.
Hedefimizin yeri-- Tekrar et Darbe Kuvveti Komutanlığı.
Deveraux will lead a strike force.
Deveraux vurucu güç olarak öncülük edecek.
I want my best man commanding that strike force.
En iyi adamımın saldırı gücünü yönetmesini istiyorum.
They have got"Strike Force, Task Force,""SWAT. Why not?
Vurucu Güç var, SWAT var.- Neden olmasın?
You're a member of Kolya's strike force.
Kolyanın saldırı gücünün bir üyesiydin.
Have you received another tape from the People's Strike Force?
Halkın Vurucu Gücünden başka kaset aldınız mı?
Our strike force is mobilizing as we speak.
Konuştuğumuz gibi saldırı kuvvetleri harekete geçti.
I like to think of us as mercenaries, a strike force actually.
Doğrusu bizi darbe kuvvetlerinin paralı askerleri olarak düşünmeyi seviyorum.
I will get the Strike Force.
Ben Darbe Kuvvetini toplayayım.
Mercenaries, a strike force actually. I like to think of us as.
Doğrusu bizi darbe kuvvetlerinin paralı askerleri olarak düşünmeyi seviyorum.
Call the strike force.
Vurucu timi çağırın.
Strike Force?
Vuruş kuvveti mi?
Sir, a strike force are at the village perimeter.
Efendim, köyün etrafı vurucu bir güç tarafından kuşatılmış.
I will accompany the strike force.
Ben de saldırı birliklerine eşlik edeceğim.
A strike force will enter the consulate
Vurucu bir tim konsolosluğa girecek
They will never allow a strike force into Malta.
Maltaya saldırı timi için asla izin vermezler.
We might just have the beginnings of a strike force.
Bir vurucu kuvvet başlangıcı olabiliriz.
Strike force ready.
Darbe Timi hazır.
F-14 strike force is on deck, sir.
F-14 hücum kuvveti güvertede, efendim.
Colonel, prepare a strike force.
Yarbay, bir saldırı timi hazırlayın.
Results: 74, Time: 0.0529

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish