SURPRISING in Turkish translation

[sə'praiziŋ]
[sə'praiziŋ]
şaşırtıcı
to be surprised
sürpriz
surprise
bu süpriz
surprising
şaşırdım
to be surprised
şaşırtıcıydı
to be surprised
şaşırdın
to be surprised
sürprizi
surprise

Examples of using Surprising in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Surprising like how?
Nasıl şaşırdın?
Sometimes… if you get to spend some time with them, they can be very surprising.
Bazen onlarla vakit geçirirsen ne kadar sürprizlerle dolu olduklarını görürsün.
That I have spent with you have been amazing, surprising, joyful, surprising.
Seninle geçirdiğim son bir kaç hafta benim için harikaydı, şaşırtıcıydı eğlenceliydi şaşırtıcıydı.
He had me worried since he has no experience That's surprising. in an administrative position.
Beni endişelendirmişti. Şaşırdım. Bir yönetim makamında deneyimi olmadığı için.
Is that surprising?
Şaşırdın mı?
You are brilliant, funny, surprising, sexy.
Zeki, komik, sürprizlerle dolu ve seksisin.
What I found was surprising.
Bulduğum şey şaşırtıcıydı.
Surprising like a, a finger shoved in the arse, but emotional.
Kıçım parmaklanmış gibi şaşırdım ama duygusal olarak.
Why is that so surprising?
Neden bu kadar şaşırdın ki?
One of the best things about life is it's always surprising us.
Hayatın en güzel şeylerinden biri sürekli sürprizlerle dolu olmasıdır.
Surprising. It's perhaps a little.
Belki bu biraz şaşırtıcıydı.
And why is that surprising?
Buna niye şaşırdın?
Yeah, just surprising.
Evet. Sadece biraz şaşırdım.
Funny, surprising, sexy. You are brilliant.
Zeki,… komik, sürprizlerle dolu ve seksisin.
Surprising number of them are insignificant or counterfeit.
Sahte veya önemsiz filmlerin sayısı şaşırtıcıydı.
Why is that so surprising?
Neden bu kadar şaşırdın?
It's a beautiful property. Surprising.
Çok güzel bir yer. Şaşırdım.
You are brilliant, funny, surprising, sexy.
Dolu ve seksisin… komik, sürprizlerle Zeki.
Are insignificant or counterfeit. Surprising number of them.
Sahte veya önemsiz filmlerin sayısı şaşırtıcıydı.
That so surprising?
Çok mu şaşırdın?
Results: 1345, Time: 0.0462

Top dictionary queries

English - Turkish