SWINDLE in Turkish translation

['swindl]
['swindl]
dolandırıcılığı
fraud
swindler
crook
con man
grifter
hustler
con
a con artist
cheat
scammer
dolandırırlarsa
around
wandering
hang out
swindle
swindel
swindle

Examples of using Swindle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He decided he couldn't swindle a man who paid him honest wages.
Ona dürüstçe maaş veren adama sahtekarlık yapamayacağına karar verdi.
Or worse, he's involved in the swindle.
Daha da kötüsü dümene bulaşmış olabilir.
Wall Street backs copper swindle.
Wall Street, bakır korsanlarının destekliyor.
And if you swindle me?
Peki ya bana kazık atarsan?
Wall Street backs copper swindle.
Wall Street, bakır korsanlarını destekliyor.
During all this commotion, even I didn't detect the swindle.
Ben bile heyecandan yaptığımız sahtekârlığı fark etmemiştim.
Insurance swindle.
Bir sigorta aldatmacasıdır.
Insurance swindle.
Dear Lord, thank you for granting us the gift of rationalization to allow us to scheme and swindle so that we might honor you.
Tanrım, seni onurlandırmamız için bize verdiğin dolandırıcılığı ve planımızı mantıklı hale getirme yeteneği için teşekkür ederiz.
And I made the mistakeof telling my daddy that I would rather playwith that dog than swindle people outof their hard-earned pay.
İnsanların zar-zor kazandıkları parayı dolandırmaktansa o köpekle oynamayı tercih edeceğimi babama söylemek gibi bir hata yaptım.
To deny any social advancement to these people, A'great swindle forced to work for free, living in slums without any conveniences.
Büyük bir sahtekarlık bu insanları her türlü sosyal gelişmeden mahrum bırakmak, ücretsiz çalışmaya zorlamak, hiçbir uygun koşul olmaksızın gecekondularda yaşamak.
One member of the public writes in his catalogue that the exhibition is"the world's greatest swindle.
Halktan bir kişi kataloguna şöyle yazar: Sergi, dünyanın en büyük dalaveresi.
health care swindles.
sağlık dolandırıcılığı.
Every year, five similar swindles on five similar tradesmen.
Her yıl, beş benzer dolandırıcılık… beş benzer tüccara, demirciye, mobilyacıya ve terziye yapılıyor.
healthcare swindles.
sağlık dolandırıcılığı.
Swindles for Dummies.
Aptallar için Dolandırıcılık.
Swindling people with declarations of goodwill, only to stab them in the back.
İyi niyet açıklamalarıyla insanları kandırmanın tek amacı onları sırtlarında bıçaklamak.
They committed numerous crimes, like theft swindling and extortion.
Hırsızlık, dolandırma ve gasp gibi pek çok suç işlediler.
Is this another one of your swindles?
Bu senin diğer üçkağıtlarından birisi mi?
Swindled is a harsh word, Mr. Anaheim.
Kazıklanmak'' nahoş bir söz oldu, Bay Anaheim.
Results: 43, Time: 0.0624

Top dictionary queries

English - Turkish