TAG in Turkish translation

[tæg]
[tæg]
tag
etiket
tag
label
sticker
hashtag
stick-ons
künye
tag
dog tags
ID bracelet
etiketi
tag
label
sticker
hashtag
stick-ons
etiketle
labeling
tagging
kartı
card
postcard
pass
mimle
takılmama
to hang out
to hook up
hangin
to stick around
to get tangled
to tag
etiketini
tag
label
sticker
hashtag
stick-ons
etiketine
tag
label
sticker
hashtag
stick-ons
kartını
card
postcard
pass
etiketleyin
labeling
tagging
ebeleme
tag
etiketlediği
labeling
tagging
etiketliyor
labeling
tagging
ebele
tag
kartında
card
postcard
pass
ebelemek
tag
kartın
card
postcard
pass
künyesi
tag
dog tags
ID bracelet
künyeyi
tag
dog tags
ID bracelet

Examples of using Tag in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But he gave it to you instead because you stole his name tag.
Ama taktığın isim kartı yüzünden o adı sana vermiş.
You're both registered according to your tag numbers.
İkiniz de künye numaralarınıza göre kayıt yaptırdınız.
No, they're not. Eagle eye, tag him.
Hayır, değiller. Keskin Göz, onu mimle.
You have one of those, like, GPS tracker tag thingamajigs?
GPS gibi. izci… etiket… bir şey mi?
I appreciate you letting me tag along.
Sizinle takılmama izin verdiğin için sağ ol.
They're focused on training with tag.
Ebelemece ile antrenman yapmaya odaklanmışlar.
Because you stole his name tag. But he gave it to you instead.
Ama taktığın isim kartı yüzünden o adı sana vermiş.
Tag these.
Etiketle şunu.
But you don't wear a tag.
Ama sen künye takmıyorsun.
Eagle eye, tag him. No, they're not.
Hayır, değiller. Keskin Göz, onu mimle.
Did you leave the price tag on? Okay, okay?
Peki. Fiyat etiketini üzerinde bıraktın mı?
Gronk's jersey didn't have a tag in the back.
Gronkun formasının arkasında etiket yoktu.
It looks like playing tag in teams is going to work!
Takımlı ebelemece oynamak işe yarayacak gibi görünüyor!
Why was she wearing a name tag?
Neden isim kartı takmış ki?
Tag every racist joke on the Internet.
İnternetteki her ırkçı şakayı etiketle.
Collar license and tag.
Tasma Lisans ve künye.
Tom looked at the price tag and shook his head.
Tom fiyat etiketine baktı ve başını salladı.
Taking the price tag off, sticking it on a shelf? what does that entail?
Fiyat etiketini çıkarıp rafa koymayı mı? Neyi içeriyor?
When we were playing tag, I wondered what Sister meant when she said"harvest.
Ebelemece oynarken Ablanın dediği hasadın ne olduğunu düşünüyordum.
The name tag.
İsim kartı.
Results: 1079, Time: 0.0914

Top dictionary queries

English - Turkish