THE KILL in Turkish translation

[ðə kil]
[ðə kil]
öldürmek
to kill
murder
ölüm
death
dying
mortality
cinayet
murder
homicide
crime
kill
av
hunting
prey
the hunt
hound
game
catch
quarry
kill
basset
shotgun
öldürme
to kill
murder
öldürücü
to die
death
dead
killed
öldür
to kill
murder
cinayeti
murder
homicide
crime
kill
öldürmüş
to kill
murder
cinayetten
murder
homicide
crime
kill
cinayete
murder
homicide
crime
kill
avı
hunting
prey
the hunt
hound
game
catch
quarry
kill
basset
shotgun
öldüren
to die
death
dead
killed
öldüreceğim
to die
death
dead
killed

Examples of using The kill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What? Teal'c, the kill zone is gonna be huge.
Ne? Tealc, ölüm alanı çok geniş olacak.
Then you will be ready for the kill.
Sonra av için hazırsın demektir.
Is run that negative pressure test on the kill line. Now, the way we gonna find out.
O negatif basınç çalıştırılır Öldürme çizgisinde test edin.
Stalk, sniff, attack and go for the kill, Pedro!
Sinsice gez, kokla, öldürmek için atağa kalk, Pedro!
Then make the kill. He's mine!
O zaman onu öldür. O benim!
Is not in the kill kit. The most important thing.
En önemli şey cinayet setinizin içinde degil.
What? Teal'c, the kill zone is gonna be huge?
Tealc, ölüm alanı çok geniş olacak.- Ne?
Would a new copy of the Kill Zone 9.
Kill Zoneun yeni sayısı az önce çıkmış.
The first three hours of any abduction is what they call the kill zone.
Herhangi bir kaçırma olayında ilk üç saate av bölgesi deniyor.
Looks this good on paper, we're in the kill zone.
Gazetede bu kadar iyi görünüyorsa, öldürme bölgesindeyiz demektir.
Needed to put the kill on someone.
Cinayeti birinin üstüne yıkmam gerekiyordu.
Close for the kill, is that what you mean, captain?
Öldürmek için yaklaşmamızı mı demek istiyorsunuz kaptan?
He's mine! Then make the kill.
O zaman öldür onu. O benim!
The Clave has reinstated the kill order.
Clave cinayet emrini eski durumuna getirdi.
When Kennedy gets in the kill zone, it's a turkey shoot.
Kennedy ölüm alanına girince, hedefe ateş.
The next time will be the kill shot. It was proof of concept.
Kavramın kanıtıydı. Bir dahaki sefere öldürme vuruşu olacak.
A good hunter don't hunt for the kill. Oh,!
İyi bir avcı öldürmek için avlanmaz. Vay canına!
Then make the kill. He's mine!
O zaman öldür onu. O benim!
You were right. Marcus did the kill, not Willie.
Marcus öldürmüş, Willie değil. Haklıydın.
He did the kill, and he's going fuckin' down!
Cinayeti işledi, ve kodesi boylayacak!
Results: 331, Time: 0.0654

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish