THEY DESIGNED in Turkish translation

[ðei di'zaind]
[ðei di'zaind]
dizayn ettiler
to design
tasarlamışlar
design
tasarladıklarını
design
tasarladıkları
design

Examples of using They designed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They designed this EMP all wrong, but if I can get it working…- We can blackout Helius? Big fan?
Büyük hayranınım. Bu EMPyi yanlış tasarladılar ama çalıştırabilirsem…- Heliusu kapatabilir misin?
We used to say… this was a joke made by the enemy… when they designed the code.
Biz buna… kodu tasarladıkları zaman düşman şaka yaptı diyoruz.
I just received the final update from the Cardassians on the transceiver they designed for the communications relay.
Az önce Kardasyalılardan iletişim rölesi için tasarladıkları alıcı-vericinin güncel verilerini aldım.
Speaking of ending relationships, when British Honduras became Belize, they designed a new flag with a tree on it, and I would like to hang myself from that tree.
İlişkileri sonlandırmaktan söz açılmışken İngiliz Hondurası Belize olunca üstünde ağaç olan yeni bir bayrak tasarladılar. Kendimi o ağaca asmak istiyorum.
They designed an experiment in which participants were asked to run about 30 feet behind an experimenter, and count how many times he touched his head.
Katılımcılardan deney ekibinden birini 30 fit( yaklaşık 9 metre) uzaklıktan koşarak takip etmelerinin ve kaç defa kafasına dokunduğunu saymalarının istendiği bir deney tasarladılar.
And they designed it from the perspective of customers like Jane herself, insisting on responsibility and accountability.
Ve bu konutlandırmayı Jane gibi müşterilerin perspektiflerini dikkate alarak tasarladılar, sorumluluk ve mesuliyet üzerinde ısrarla durarak.
Speaking of ending relationships, when British Honduras became Belize, they designed a new flag with a tree on it.
İlişkileri sonlandırmaktan söz açılmışken… İngiliz Hondurası Belize olunca… üstünde ağaç olan yeni bir bayrak tasarladılar.
Big fan.- We can blackout Helius? They designed this EMP all wrong, but if I can get it working.
Büyük hayranınım.- Heliusu kapatabilir misin? Bu EMPyi yanlış tasarladılar ama çalıştırabilirsem.
They designed a ruler-the Mohenjo-daro ruler-whose unit of length(approximately 1.32 inches or 3.4 centimetres) was divided into ten equal parts.
Uzunluğu yaklaşık 3.4 santimetre olan( 1.32 inç) on eşit parçaya bölünmüş bir cetvel olan Mohenjo-daro cetvelini tasarladılar.
So the kids went off and they designed this experiment, and so-- well, game-- and so.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunu.
Men were running the Barbie line, and they designed things that were completely grotesque.
An2} tamamen garip şeyler tasarlıyorlardı.{ \an2} Barbie serisini erkekler yönetiyordu.
And they designed things that were completely grotesque.
An2} tamamen garip şeyler tasarlıyorlardı.{ \an2}
They designed him in a lab, and they brainwashed him with the same kind of lies he's been using on you… that you don't exist apart from the family.
Onu, bir laboratuarda dizayn ettiler, şu anda sizin üzerinizde kullandığı yalanlarla beynini yıkadılar ki aileden ayrı yaşayamayasınız.
separated from one another by great distances, then, you know, go back and check your electronics. They designed more than one detector.
birden fazla dedektör tasarladılar, gidip elektronik aksamı kontrol etmeniz gerek.
This is a great concern to NASA… because when they designed the space station… they are very careful to eliminate all sharp edges… because you don't want something snagging… the astronauts' spacesuits…
Ve bu konu NASA için çok önemli. Uzay istasyonunu tasarlarken keskin kenarları tamamen ortadan kaldırdılar. Çünkü bir astronotu uzay giysisine bir şeyin takılmasını,
separated from one another by great distances, They designed more than one detector, then, you know, go back and check your electronics.
birden fazla dedektör tasarladılar, gidip elektronik aksamı kontrol etmeniz gerek.
They designed everything.
Her şeyi tasarladılar.
They designed it with a computer.
Onu bilgisayarda tasarladılar.
They designed the experiment in 1957.
De bir deney tasarladılar.
They designed it with a computer.
Tasarımını bilgisayarla yapmışlar.
Results: 1380, Time: 0.0438

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish