THIS KIDNAPPING in Turkish translation

[ðis 'kidnæpiŋ]
[ðis 'kidnæpiŋ]
bu kaçırma
bu kaçırmayı

Examples of using This kidnapping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This kidnapping isn't worth the trouble. And then? Then I let slip some information that convinces him.
Ve sonra? Sonra ona, bu kaçırmanın, açtığı belaya değmeyeceği bilgisini sızdıracağım.
We need to go higher up the food chain to find out who's behind this kidnapping and my mother's murder.
Bu kaçırmanın ve annemin öldürülmesinin ardında kimin olduğunu bulmak için, besin zincirinde daha tepeye çıkmamız gerek.
Me and this kidnapping master share a very special bond,
Ben ve bu adam kaçırma uzmanıyla… çok özel bir bağımız var…,…
The boys on the new shift, they keep asking me… why a Homicide Lieutenant has requested… to stay on this kidnapping thing.
Niçin bir cinayet masası komiseri bu adam kaçırma işinde kalmayı istedi, diye… Görevi yeni devralan çocuklar bana sürekli soruyorlar.
This kidnapping follows on the heels of a failed attack… on Scully's child by another FBI agent, Robert Comer.
Kaçırma olayı, Scullynin çocuğuna başka bir FBI ajanı olan… Robert Comer tarafından yapılan başarısız saldırının arkasından geldi.
By another FBI agent, Robert Comer. This kidnapping follows a failed attack on Scully's child.
Kaçırma olayı, Scullynin çocuğuna başka bir FBI ajanı olan… Robert Comer tarafından yapılan başarısız saldırının arkasından geldi.
On Scully's child by another FBI agent, Robert Comer. This kidnapping follows on the heels of a failed attack.
Kaçırma olayı, Scullynin çocuğuna başka bir FBI ajanı olan… Robert Comer tarafından yapılan başarısız saldırının arkasından geldi.
If you regret what you said, if this kidnapping tale Look, Lucifer, is some elaborate distraction,
Eğer söylediğinden pişmansan, eğer bu kaçırılma hikayesi özenle hazırlanmış bir dikkat dağıtmaysa,
This kidnapping follows a failed attack on Scully's child by another fbi agent, Robert Comer.
Kaçırma olayı, Scullynin çocuğuna başka bir FBI ajanı olan… Robert Comer tarafından yapılan başarısız saldırının arkasından geldi.
and you planned this kidnapping to pay for it.
bunun masrafını çıkarmak için de, bu çocuk kaçırmayı planladınız.
The boys on the new shift, they keep asking me… why a homicide lieutenant has requested to stay on this kidnapping thing, uh… I… I don't know what I'm supposed to say.
Görevi yeni devralan çocuklar bana sürekli soruyorlar… niçin bir cinayet masası komiseri bu adam kaçırma işinde kalmayı istedi, diye… ben… ne söyleyeceğimi bilmiyorum.
I call this kidnapping.
Ben buna adam kaçırma derim.
As for this kidnapping.
Olayına gelince… Şu kaçırılma.
As for this kidnapping.
Şu kaçırılma olayına gelince.
That this kidnapping wasn't staged?
Bu kaçırmanın sahte olmadığını?
As for this kidnapping- Huh?
Ha? Şu kaçırılma olayına gelince?
As for this kidnapping- Huh?
Şu kaçırılma olayına gelince… Ha?
This kidnapping stuff… little Dorothy Blonde.
Şu küçük Dorothy Blondenin kaçırılma meselesi.
Large Mart claims that this kidnapping is in retaliation.
Large Mart bu kaçırmayı misilleme olarak nitelendiriyor.
We need to find Chang before this kidnapping becomes something worse.
Bu adam kaçırma kötüleşmeden Changi bulmalıyız.
Results: 544, Time: 0.0563

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish