THUNDERSTORMS in Turkish translation

['θʌndəstɔːmz]
['θʌndəstɔːmz]
fırtınalar
storm
hurricane
thunderstorm
thunder
gale
tempest
fırtına
hit
shots
puff
drag
toke
of bumps
gök gürültülü fırtına
gök gürültülü fırtınalar
fırtınalara
storm
hurricane
thunderstorm
thunder
gale
tempest

Examples of using Thunderstorms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I used to think thunderstorms were, like, majestic.
Eskiden fırtınaların muhteşem olduğunu düşünürdüm.
Intermittent, localized thunderstorms are forecast to continue through october 31.
Yerel fırtınaların 31 Ekime kadar aralıklarla süreceği tahmin ediliyor.
We need to make an emergency stop in Dallas to wait out some thunderstorms.
Fırtınanın dinmesini beklemek için Dallasa acil iniş yapacağız.
recorded planet-wide thunderstorms on its surface.
yüzeyindeki gezegen büyüklüğündeki fırtınaları kaydettik.
I'm really scared of thunderstorms.
Gökgürültülü fırtınalardan gerçekten korkarım.
He needed thunderstorms, but now I can do it with a generator.
Gök gürültüsüne ihtiyaç vardı, ama şimdi jeneratörle bile yapabiliyorum.
Sorry. They're like satellite photos of thunderstorms.
Pardon, bunlar yıldırım fırtınalarının uydu fotoğrafları.
And I think Winn-Dixie has a pathological fear of thunderstorms.
Ve sanırım Winn-Dixienin fırtınaya karşı patalojik korkusu var.
Thunderstorms are frequent in warmer weather.
Enterit sıcak iklimlerde sık olur.
Thunderstorms and tornadoes.
Şiddetli fırtınalar ve hortumlar varmış.
I love thunderstorms. I mean.
Yani… Gök gürültülerine bayılırım.
I mean… I love thunderstorms.
Yani… Gök gürültülerine bayılırım.
I think Winn-Dixie has a pathological fear of thunderstorms.
Ve sanırım Winn-Dixienin fırtınaya karşı patalojik korkusu var.
One, he has a pathological fear of thunderstorms.
Bir: Gökgürültüsüne karşı patalojik bir korkusu vardır.
You like thunderstorms, big boy? A little thunder?
Firtinadan hoslanir misin, azman? Biraz simsek?
This is no thunderstorms.
Bu bir fırtına değil.
I think Winn-Dixie has a pathological fear of thunderstorms.
Bence Winn-Dixienin fırtınalara karşı patolojik bir korkusu var.
One, he has a pathological fear of thunderstorms. We will find him.
Bir, fırtınalara karşı patolojik bir korkusu var. Onu bulacağız.
This is no thunderstorms.
Bu şimşekli fırtına değil.
Lots of thunderstorms this year.
Bu yıl çok fazla fırtına oldu.
Results: 71, Time: 0.0588

Top dictionary queries

English - Turkish