TO AVOID ME in Turkish translation

[tə ə'void miː]
[tə ə'void miː]
benden uzak durmaya
benden kaçınmaya
kaçmaya çalışıyorsan en azından bana

Examples of using To avoid me in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Trying to avoid me?
Benden kaçmaya mı çalışıyorsun?
Did you tell him to avoid me, not return my calls?
Ona benden uzak durmasını mı söylediniz, aramalarıma dönmemesini?
Why d'you try so hard to avoid me?
Benden kaçmak için neden bu kadar çaba harcıyorsun?
You have been trying so hard to avoid me.
Benden kaçınmak için çok çalıştın.
Are you trying to avoid me?
Benden mi kaçıyorsun?
Do you want to avoid me?
Benden uzak durmak mı istiyorsun?
You moved to London to avoid me?
Londraya benden kaçmak için mi taşındın?
You don't need to avoid me.
Benden kaçamana gerek yok.
You eat lunch outside to avoid me.
Benden kaçmak için öğle yemeklerini dışarıda yiyorsun.
Are you trying to avoid me?
Benden kaçmaya mı çalışıyorsun?
Are you trying to avoid me?
Beni atlatmaya mı çalışıyorsun?
And then… somewhat suddenly… she began to avoid me.
Ve sonra ansızın, sebebsiz yere benden uzaklaştı.
Why continue to avoid me?
Neden sürekli reddeyorsun?
This may not be the best place for you to hang out if you're trying to avoid me.
Benden kaçmaya çalışıyorsan, takılmak için pek iyi bir yer değil.
Is call me by my correct name, which would be"Mum. Well, if you're trying to avoid me, the very least you can do.
Benden kaçmaya çalışıyorsan en azından… bana doğru şekilde Anne'' diyerek hitap edebilirsin.
If you're trying to avoid me, is call me by my correct name, which would be"Mum. the very least you can do.
Benden kaçmaya çalışıyorsan en azından… bana doğru şekilde Anne'' diyerek hitap edebilirsin.
Call me by my correct name, which is mama. Darling you can try to avoid me, but the least you can do is.
Benden kaçmaya çalışıyorsan en azından… bana doğru şekilde Anne'' diyerek hitap edebilirsin.
If you're trying to avoid me, the very least you can do is call me by my correct name, which would be"Mum.
Benden kaçmaya çalışıyorsan en azından… bana doğru şekilde Anne'' diyerek hitap edebilirsin.
I have been watching you, even though you have been trying to avoid me. Out!
Seni izliyorum, buna rağmen benden kurtulmaya çalışıyorsun. Dışarı!
If you want to avoid me, You should know better than to come in here When I'm having my pre-dinner breakfast.
Eğer benden kaçmak istiyorsan akşam yemeği öncesi kahvaltımı yaparken buraya gelmenin daha iyi olacağını bilmelisin.
Results: 57, Time: 0.0506

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish