TO KILL TIME in Turkish translation

[tə kil taim]
[tə kil taim]
vakit öldürmek
to kill time
zamanımı öldürebileceğim
vakit öldürmeye
to kill time

Examples of using To kill time in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Loaf around to kill time; eating,
Vakit öldürme vakti; yeme,
To kill time and play the game.
Zaman öldürmek ve oyuna devam etmek için.
Tryin' to kill time.
Zamanı öldürmeye çalışarak.
I read books to kill time.
Vakit öldürmek için kitap okurum.
Works at a cafe to kill time.
Vakit öldürmek için kafede çalışıyor.
Telling yourself it's a good a way as any to kill time.
Cinayet vakti gibi güzel bir vakit diye düşünüyorsun.
Good a way to kill time as any.-Just thinking.
Vakit öldürmek için iyi bir yol. -Düşünüyorum.
Good a way to kill time as any.
Vakit öldürmek için iyi bir yol. -Düşünüyorum.
And I have been doing them just to kill time.
Yalnızca vakit öldürmek için çözdüğüm davalardı.
All of us in some way are trying to kill time.
Zaman öldürmeye çalışıyoruz. Hepimiz bir yerlerde.
What should we do to kill time today?
Bugün vakit öldürmek için ne yapabiliriz?
I was trying to kill time.
Zaman öldürmeye çalışıyordum.
And it's all because I was obliged to kill Time waiting for your return.
Bunun sebebi, sen dönene dek Zaman öldürmek zorunda olmamdı.
All of us in some way are trying to kill time.
Hepimiz bir yerlerde zaman öldürmeye çalışıyoruz.
I'm not a way to kill time till you meet someone better.
Ben, daha iyi biriyle buluşana kadar vakit öldüreceğin biri değilim.
I knew we were just trying to kill time between newspaper editions.
Gazetenin yeni baskısını beklerken zaman öldürdüğümüzü biliyordum.
I went in to kill time and because I remembered Alberto Crespo from your movie.
Filmden Alberto Crespoyu hatırladığımdan, biraz zaman öldürürüz diye içeri girdim.
In your cell before you Which effectively translates as 15,000 new ways to kill time.
Öbür tarafa göçmeden önce… hücrenizde zaman öldürmenin 15.
In your cell before you Which effectively translates as 15,000 new ways to kill time.
Öbür tarafa geçmeden önce, hücrenizde zaman öldürmenin 15.
And it's all because I was obliged to kill Time waiting for your return.
Çünkü senin dönüşünü beklerken zaman öldürmek zorundaydım.
Results: 133, Time: 0.0478

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish