TRAP DOOR in Turkish translation

[træp dɔːr]
[træp dɔːr]
tuzak kapısı
trap door
tuzak kapı
trap door
kaçış kapısı
tuzak kapısını
trap door

Examples of using Trap door in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I open a door, a trap door, there she is.
Bir kapıyı, gizli kapıyı açıyorum orada duruyor.
We can go down the trap door.
Aşağıdaki gizli kapıya gidebiliriz.
Come on, Billy, open the trap door.
Haydi Billy, bölmenin kapısını aç.
There must be some kind of trap door in this platform.
Bu platformda bir çeşit tuzak kapı olmalı.
What about when you were on the gallows next to eben, and the trap door opened?
Peki ya darağacında Ebenin yanındayken ve tuzak kapağı açıldığında?
Every day it's like a… a trap door, sir.
Her gün sanki… bir tuzak kapısı efendim.
A trap door, sir. Every day, it's like a.
Her gün sanki… bir tuzak kapısı efendim.
That gets triggered if there's too many people in there. There's a trap door in the tunnel.
İçeride tuzak kapısı var… ve eğer birden fazla kişi olursa tetikleniyor.
So what you do is, you unlock the trap door so that you can go down and get the little circle things,
Yani yapman gereken, tuzak kapısını açmak böylece aşağı inip küçük daireleri alabilirsin.
WE FOUND A TRAP DOOR.
Bi tuzak kapısı bulduk bi bak.
There's no trap doors.
Tuzak kapıları da yok.
Maybe they have got trap doors.
Belki de kapılara tuzak kurmuşlardır.
There are no trap doors.
Gizli kapılar da yok.
There are trap doors and storm cellars,
Tuzak kapıları ve fırtına mahzenleri var,
Trap doors, sharks with lasers… who knows?
Tuzaklı kapılar, lazerli köpek balıkları… Kim bilir?
You see, nothing up the sleeves… no trap doors, no mirrors.
Gördüğün gibi kolumun içinde hiç bir şey yok ne bir klape ne de ayna.
Mirrors, wires, trap doors.
Aynalar, kablolar, tuzaklı kapılar.
Camouflaged ventilation systems and booby trap doors.
Kamufle edilmiş havalandırma sistemleri ve bubi tuzağı kapıları.
Months. he's still got a lot of trap doors. I'm closing in, but, you know, a guy with his assets.
Aylardır. birçok tuzak kapısı oluyor. Yaklaşıyorum ama onun gibi zengin bir adamın.
We may face strong opposition… trap doors, sharks with lasers… who knows?
Güçlü bir düşmanla karşı karşıya olabiliriz. Tuzaklı kapılar, lazerli köpek balıkları?
Results: 41, Time: 0.0399

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish