UNDERSTANDABLY in Turkish translation

[ˌʌndə'stændəbli]
[ˌʌndə'stændəbli]
anlaşılıyor
now
moment
is
of time
right
the minute
instant
doğal olarak
naturally
inherently
natively
naturellement
intrinsically
understandably
as natural
innately
as usual
anlaşılır
now
moment
is
of time
right
the minute
instant
anlaşılabilir
now
moment
is
of time
right
the minute
instant
makul bir şekilde

Examples of using Understandably in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Understandably, she tried to numb her inconceivable pain.
Anlaşılır bir şekilde, akıl almaz acısını dindirmeye çalıştı.
And understandably, I irritate her.- Hey, babe.
Bana gıcık oluyor.- Ve anlaşılabilir şekilde,- Selam, bebeğim.
He's frightened. And understandably so.
Ve anlaşılır bir şekilde öyle. Korkmuş.
And understandably so. He's frightened.
Ve anlaşılır bir şekilde öyle. Korkmuş.
Hey, babe.- And, understandably, I irritate her.
Bana gıcık oluyor.- Ve anlaşılabilir şekilde,- Selam, bebeğim.
Hey, babe. I irritate her.- And, understandably.
Bana gıcık oluyor.- Ve anlaşılabilir şekilde,- Selam, bebeğim.
Charles was understandably shaken.
Charles anlaşılır bir şekilde sarsıldı.
Not anymore, and understandably so.
Artık değil ve anlaşılır bir şekilde öyle.
Understandably, he's been upset.
Anlaşılır bir şekilde çok üzüldü.
And these guys are understandably worried.
Ve bu adamlar anlaşılır bir şekilde endişeli.
My client is understandably emotional, Ms. Shane.
Müvekkilim anlaşılır biçimde duygusaldır, Bayan Shane.
Tom was understandably angry.
Tom anlaşılabilir şekilde kızgındı.
Tom was understandably angry.
Tom anlaşılır biçimde kızgındı.
Ivan was understandably paranoid.
Ivan makul şekilde paranoyaktı.
Understandably, her marriage was intolerable.
Anlaşıldığı üzere, dayanılmaz bir evliliği varmış.
Her parents are understandably eager to see her.
Ailesi tabi ki kızı görmeye istekli.
I am understandably curious.
Makul bir oranda merak ediyorum.
Which understandably isn't saying much.
Anlaşılabilir bir şekilde fazla bir şey söylemiş sayılmazsın.
My client here is understandably upset about his boyfriend being missing.
Müvekkilim erkek arkadaşı kayıp olduğu için anlaşılır bir şekilde üzgün.
Look, he's upset, understandably.
Bak, sinirleri bozulmuş anlaşılacağı üzere.
Results: 80, Time: 0.0614

Top dictionary queries

English - Turkish