UNSUSPECTING in Turkish translation

[ˌʌnsə'spektiŋ]
[ˌʌnsə'spektiŋ]
masum
innocent
innocence
unsuspecting
saf
pure
naive
gullible
raw
solid
sheer
purely
impure
purity
mere
şüphelenmeyen
to suspect
to doubt
suspicion
to be suspicious
bir şeyden habersiz
şüphe duymayan
to doubt

Examples of using Unsuspecting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Who don't believe in witches. between the darkness and the poor unsuspecting folk We were the line of fire.
Ateş hattıydık. zavallı saf halk ile karanlık arasındaki Çok doğru. Cadılara inanmayan.
Casey, right now every bank in town is unloading these shit bonds onto unsuspecting customers.
Casey, şu anda şehirdeki tüm bankalar bu pislik tahvilleri, şüphelenmeyen müşterilere satıyorlar.
Those who defame chaste, unsuspecting, believing women, shall be cursed in this world
O namuslu, bir şeyden habersiz, inanmış kadınlara zina iftira edenler,
I'm just saying it's quite common in these types of movies for one unsuspecting character to wander off and vanish.
Ben sadece masum karakterlerin ayrıIıp, kaybolmasını bu tür filmler için oldukça alışıImış olduğunu söylüyorum.
So, from space,… we should appear to be a vulnerable and unsuspecting world.
Öyleyse, uzaydan,… kırılgan ve şüphe duymayan bir dünya olarak görülüyor olmalıyız. Elbette.
Those who defame chaste, unsuspecting, believing women, shall be cursed in this world
Namus sahibi, bir şeyden habersiz, mümin kadınlara( zina suçu) atanlar, dünyada
one that contained all of the evils of the world, until Pandora unleashed it on an unsuspecting people.
kadar Pandora masum insanlar üzerine Unleashed içerdiği dünyanın kötülükleri, tüm bu bir.
We should appear to be a vulnerable and unsuspecting world. So, from space.
Öyleyse, uzaydan,… kırılgan ve şüphe duymayan bir dünya olarak görülüyor olmalıyız. Elbette.
Those who defame chaste, unsuspecting, believing women, shall be cursed in this world
O bir şeyden habersiz iffetli mümin kadınlara iftira atanlar,
Roam the forest looking for unsuspecting dogs like you? Don't you know that there are evil spirits without bodies?
Ormanda senin gibi masum köpekleri arayan… bedensiz kötü ruhların olduğunu bilmiyor musun?
Are you telling me that you're a widower with three daughters… who preys on unsuspecting women in bookstores?
Yani bana, şu kitapçılarda masum kadınları avlayan üç çocuklu dullardan olduğunu mu söylüyorsun?
Luring in unsuspecting Bob Mackie fans, but… I don't know what kind of sick game this is.
Saf Bob Mackie hayranlarını çekip… Bu nasıl iğrenç bir oyun bilmem, Bıktım usandım.
Will never know how this event reached around the world Unsuspecting multitudes and distant foreign capitals to torment
Masum kalabalıklar ve uzaklardaki büyük şehirler… dünyanın başka bir yerinde meydana gelen bu olayın… kendilerine nasıl azap
Unsuspecting multitudes and distant foreign capitals to torment and kill them. will never know how this event reached around the world.
Masum kalabalıklar ve uzaklardaki büyük şehirler… dünyanın başka bir yerinde meydana gelen bu olayın… kendilerine nasıl azap ve ölüm getireceğini asla öğrenemeyecek.
role of the black plague… the evil, malignant foe of love, intent on destroying the earnest heart of the unsuspecting Clete.
Kara Veba karakterini canlandıracağım… Aşkın şeytani ve kötücül hasmı. Saf Cletenin içten kalbini yok etmeye niyetli.
And over the years, Cinnamon, he's probably killed hundreds of unsuspecting people who thought they were escaping to the West. And stolen their money.
Yıllar boyunca, Cinnamon Batıya kaçacağını düşünen yüzlerce masum insanı öldürdü ve paralarını da çaldı.
Are you ready to explode a charm bomb on these poor, unsuspecting ladies? All right, Soos.
Bir çekicilik bombası patlatmaya hazır mısın? Pekala Soos, bu zavallı, masum bayanlara.
All right, Soos, are you ready to explode a charm bomb on these poor, unsuspecting ladies?
Bir çekicilik bombası patlatmaya hazır mısın? Pekala Soos, bu zavallı, masum bayanlara?
On these poor, unsuspecting ladies? All right, Soos, are you ready to explode a charm bomb.
Bir çekicilik bombası patlatmaya hazır mısın? Pekala Soos, bu zavallı, masum bayanlara.
Vulnerable, unsuspecting.
Hassas ve masumdular.
Results: 288, Time: 0.0632

Top dictionary queries

English - Turkish