VARIANCE in Turkish translation

['veəriəns]
['veəriəns]
değişken
variable
erratic
unstable
changeling
volatile
fluid
mercurial
changeable
varying
changing
varyans
variance
varyansı
variance
sapmapropertyname
variance
the measurerect
sapması
detours
to go
deviation from
sapmasıpropertyname
variance
ayrılığa
separation
breakup
break-up
parting
secession
sapmasıobjectclass
variance
değişikliği
different
various
change
diverse
variety
varying
altered
these-these
varyansın
variance
varyansının
variance

Examples of using Variance in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And we know that our variance is essentially the probability of success times the probability of failure.
Varyansın başarı olasılığının başarısızlık olasılığıyla çarpımı olduğunu biliyorum.
Variance is nominal, you're doing fine.
Varyans, nominal bir güzel yapıyorsun.
It was also plotting the population variance down here.
Ayrıca şu aşağıda popülasyon varyansının grafiği de çizilmekteydi.
This right here is going to be the variance.
Bu, varyans olacak.
Standard, in this case, means the expected value is 0 and the variance is 1.
Bu durumda standartta, beklenen değer 0 ve varyans 1dir.
I don't know how to manipulate the frequency variance.
Frekans varyansını nasıl değiştireceğimi bilmiyorum.
Variance at second level depreciating unusually fast.
İkinci seviyedeki değişkenler anormal derecede hızlı düşüyor.
Thought I would need a variance.
Değişikliğe ihtiyacım olur sanmıştım.
The variance of the duration.
Sürenin değişkenliği.
Calculated estimate variance.
Hesaplanmış tahmini değişkenlik.
then they fell into variance.
sonradan ayrılıklara düştüler.
The quantum variance from my world. That piece of metal contains.
O metal benim dünyamın kuantum varyansını içeriyor.
That piece of metal contains the quantum variance from my world.
O metal benim dünyamın kuantum varyansını içeriyor.
Variance at second level.- Decaying, captain.
Zayıflıyor kaptan. İkinci seviyedeki değişkenler.
We have an energy variance on the plasma warheads.
Plazma savaş başlıklarında enerji değişkenliği var.
I recognize some of the variance patterns.
Bazı değişim desenlerini tanıdım.
I'm not reading any electrostatic variance or distress signals.
Herhangi bir elektrostatik değişim veya yardım sinyali tespit edemiyorum.
The unusual phase variance we detected was actually an indication of a temporal shift.
Tespit ettiğimiz alışılagelmemiş uyuşum fazı zamansal belirtiler gösteriyor.
The variance of times would indicate that he was here most of the day.
Zaman farkları, neredeyse bütün gün burada olduğunu gösteriyor.
Should this variance continue, he will lose his mind permanently.
Bu değişiklik devam ederse fikrini kaybedecek, kalıcı.
Results: 113, Time: 0.0627

Top dictionary queries

English - Turkish