WEAPONS TECHNOLOGY in Turkish translation

['wepənz tek'nɒlədʒi]
['wepənz tek'nɒlədʒi]
silah teknolojisinin
silah teknolojisi
gelişmiş silahtır

Examples of using Weapons technology in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This intel will not only help us stop the Collectors in the short term… but in the long term… it will aid humanity with ship and weapons technology. You also proved the effectiveness of an antidote that will protect our people against the Collector swarms.
Kısa vadede bu bilği bize çok yardımcı olacak… ama uzun vadede… insanlığın yararına olacak gemi ve silah teknolojisi için kullanacağız. halkımız yapılacak herhangi bir saldırıya karşı korunmuş olacak.
The most commonly known applications of nuclear physics are nuclear power generation and nuclear weapons technology, but the research has provided application in many fields,
Nükleer enerji üretimi ve nükleer silah teknolojisi nükleer fiziğin en çok bilinen uygulamalarıdır fakat nükleer tıp, manyetik rezonans görüntüleme,
Mr. Kim. You claim to have valuable information on your planet's weapons technologies.
Bay Kim, elinizde gezegeninizin silah teknolojisiyle ilgili önemli bilgiler olduğunu iddia ediyorsunuz.
Weapons, technology.
Silahlar, teknoloji.
He could sneak on, locate weapons, technology, anything he wanted to.
Gizlice girebilir, silahları, teknolojiyi ne isterse bulabilir.
Anything he wanted to. He could sneak on, locate weapons, technology.
Gizlice girebilir, silahları, teknolojiyi ne isterse bulabilir.
Of a vast storehouse of Ancient weapon technology.
Antik silahlar teknolojilerine ait, geniş bir ambarın nerede olduğuna… dair bilgileri sakladığı.
The latest in assault weapon technology. It's Chinese.
Çinli. Saldırı silahı teknolojisindeki son.
It's Chinese. The latest in assault weapon technology.
Çinli. Saldırı silahı teknolojisindeki son.
I do know microwave weapon technology does exist,
Mikrodalga silah teknolojisinin varolduğunu biliyorum. Yalnız, bizim aradığımız,
Electroshock weapon technology uses a temporary high-voltage, low-current electrical discharge to override the body's muscle-triggering mechanisms.
Elektroşok silah teknolojisi vücudun kas-tetikleme mekanizmaları geçersiz kılmak için geçici bir yüksek gerilim, düşük akım elektrik deşarjı kullanır.
To fall into the hands of Black Zero.- Weapons, technology. I will not allow Val-El's legacy.
Silahlar. Val-Elin mirasının Kara Sıfırın eline geçmesine izin vermeyeceğim. Teknoloji.
And the ability to move. to those who are organized and have weapons, technology, the more vulnerable people become And the more open the world becomes.
Dünya daha açık hale geldikçe insanlar silaha, teknolojiye ve hareket… kabiliyetine ulaşan bu örgütler karşısında… daha savunmasız hale gelmişlerdir.
To those who are organized, and have weapons, technology, And the more open the world becomes, the more vulnerable people become and the ability to move.
Dünya daha açık hale geldikçe insanlar silaha, teknolojiye ve hareket… kabiliyetine ulaşan bu örgütler karşısında… daha savunmasız hale gelmişlerdir.
The first thermonuclear weapon technology test of an engineered device, codenamed"Ivy Mike", was tested at the Enewetak Atoll in the Marshall Islands on November 1, 1952(local date), also by the United States.
Mike'' kod adlı ilk termonükleer silah teknoloji denemesi, 1 Kasım 1952de Marshall Adalarındaki Enewetak atolünde yine ABD tarafından gerçekleştirildi.
We are, however, particularly interested in your… weapons technology.
Biz, yine de silah teknolojinizle özel olarak ilgilenebiliriz.
If Cyrez is selling weapons' technology, that's high treason.
Cyrez silah teknoojisini dışarı satıyorsa, bu devete ihanettir.
The ancient Egyptians were not great innovators in weapons technology, and most weapons technology innovation came from Western Asia
Eski Mısırlılar silah teknolojisinde büyük yenilik yapmamış, silah konusunda tüm gelişmeler Batı Asya
I can't deny that, but some very wise people have shown me how a sudden leap in weapons technology by a civilisation can lead to its destruction.
Bunu inkar edemem, ama bazı çok bilge kişiler bana, buna hazır olmayan bir medeniyetin silah teknolojisinde aniden sıçramasının kendi yokoluşlarına sebeb olacağını ilk elden gösterdiler.
A sudden leap in weapons technology by a civilisation I can't deny that, but some very wise people have shown me how can lead to its destruction.
Bunu inkar edemem, ama bazı çok bilge kişiler bana,… buna hazır olmayan bir medeniyetin silah teknolojisinde aniden sıçramasının… kendi yokoluşlarına sebeb olacağını ilk elden gösterdiler.
Results: 282, Time: 0.0449

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish