WESTERN COUNTRIES in Turkish translation

['westən 'kʌntriz]
['westən 'kʌntriz]
batılı ülkeler
batılı ülkelerin
batı ülkeleri
batı ülkelerinden

Examples of using Western countries in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Subsequent similar treaties with Western countries in the Bakumatsu period brought economic
Bakumatsu döneminde daha sonra Batı ülkeleri ile yapılan benzer antlaşmalar ekonomik
Weapons from the United States and western countries, But knowing that the Israelis had it had to have some cunning in the plan.
Plana kurnazlık katmak gerekiyordu. silahlara sahip olduğu düşünülünce Ama İsraillilerin, ABDden ve Batı ülkelerinden.
Some Western countries have made it clear they would recognise an independent Kosovo, even if it is not backed by a UN Security Council decision.
Bazı Batılı ülkeler, bir BM Güvenlik Konseyi kararı ile desteklenmese bile bağımsız bir Kosovayı tanıyacaklarını açıkça ifade ettiler.
During this time the Western countries used relatively expensive automatic rifles,
Bu süre zarfında Batı ülkeleri FN FAL, HK G3, M14
British Ambassador Charles Crawford said that new structures have prevailed in Belgrade-- structures with which western countries can co-operate successfully.
Britanya Büyükelçisi Charles Crawford ise Belgradda-- Batılı ülkelerin başarı ile işbirliğine gidebileceği-- yeni yapıların ortaya çıktığını söyledi.
Western countries will remain the most powerful economic
Batılı ülkeler, öngörülebilir gelecek boyunca dünyanın en güçlü ekonomik
Some Western countries associate the AK-47 with their enemies;
Bazı Batı ülkeleri AK-47yi hem Soğuk Savaş döneminde
With help from the United States and other Western countries, Albania is working to clear mines and unexploded ordnance.
Arnavutluk, ABD ve diğer Batılı ülkelerin yardımıyla mayın ve patlamamış mühimmatı temizlemeye çalışıyor.
Western countries can take the lead in addressing global issues such as climate change and international trade.
Batılı ülkeler, iklim değişikliği ve uluslararası ticaret gibi küresel meselelerin çözümlenmesine rehberlik edebilir.
The issue has now shifted to the international arena, with Western countries attempting to bridge differences with Moscow and make the way clear for a vote on the Ahtisaari plan.
Batılı ülkelerin Moskova ile olan fikir ayrılığını kapatarak Ahtisaari planının oylamaya sunulması için gerekli ortamı sağlamaya çalışmaları ile birlikte konu da artık uluslararası arenaya taşınmış oldu.
Gheorghiu-Dej stepped up measures that greatly increased trade relations between Romania and the Western countries.
Batı ticaretini büyük ölçüde arttıran politikalar uyguladı ve Romanya ile diğer Batı ülkeleri arasındaki ilişkileri olumlu oldu.
Unfortunately, and without any doubt, in the assassinations which took place today Western countries and the Zionist regime were involved.
Maalesef şüpheye yer bırakmayacak şekilde,… bugün gerçekleştirilen suikastler,… Batılı Ülkeler ve Siyonist Rejim tarafından gerçekleştirilmiştir.
continues to be split, with Russia and China opposing sovereignty for Kosovo and Western countries supporting it.
Çinin Kosovanın bağımsızlığına karşı olması ve Batılı ülkelerin bunu desteklemesiyle bölünmüşlük devam ediyor.
The Western countries thought that it would be a good idea to market them to the third world.
Aktivist Vandana Shiva Batılı ülkelerce, üçüncü dünya ülkelerini ticarileştirmenin iyi bir fikir olacağı düşünüldü.
private companies in this sector are some serious players, such as Domain Boyar, which exports wines to the United Kingdom and other Western countries.
başlayan özel şirketler arasında, İngiltere ve diğer Batılı ülkelere şarap ihraç eden Domain Boyar gibi bazı ciddi oyuncular da yer alıyor.
Among 18 surveyed western countries, Germany ranked 14th in the list of per capita consumption of soft drinks in general,
Batı ülkesi üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda Almanya; kişi başına alkolsüz içecek tüketimi konusunda 14.,
Malik accused Western countries of hypocrisy, asking"who drowned the fields,
Malik, batılı ülkeleri ikiyüzlülükle suçlayarak'' kim Vietnamdaki tarlaları,
Relations with Western countries and many other states began to be strengthened in what seemed to be the national interest of Romania.
Batı ülkelerinin de aralarında olduğu birçok ülkeyle, Romanyanın çıkarına görülen ilişkiler geliştirdi.
Although many of the exotic fruits of Thailand may have been sometimes unavailable in Western countries, Asian markets now import such fruits as rambutan and lychees.
Taylanda mahsus egzotik meyvelerin çoğu Batı ülkelerinde bulunmamakla beraber pek çok Asya pazarında rambutan ve liçi gibi meyveler bulunabilir.
Australia over the past couple of years, has been relatively malignant in their attitude towards internet freedom, compared to other western countries.
Avustralya geçtiğimiz yıllarda batı ülkelerine göre internet özgürlüğüne karşı nispeten daha kötü niyetli olmuştu.
Results: 67, Time: 0.0438

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish