WHEN I THINK in Turkish translation

[wen ai θiŋk]
[wen ai θiŋk]
düşününce
think
imagine
consider
aklıma geldiğinde
yaşayanları kusura bakmayın sıkıntı çeken onca insanı düşündüğümde
düşündüğüm zamanlarda
zaman düşünsem
şöyle düşünüyorum
sandığım hâlde
çocuklarla bira içmeye gitseydim neler olabileceğini düşünmek

Examples of using When i think in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When I think about her, my heart still melts in pain.
Onu ne zaman düşünsem kalbim hâlâ acıyla eriyor.
I die from fear when I think a little.
Ne zaman düşünsem kendim de korkuyorum.
My heart breaks even when I think about them.
Kalbim onları hatırlayınca bile sızlıyor.
I feel foolish when I think how I resisted it.
Ne kadar karşı geldiğimi düşününce biraz aptal gibi hissediyorum.
The whole week at work, when I think.
İş yerinde bütün bir hafta, düşünüce.
When I think of how I acted with others and with you.
Neler hissettiğimi, insanlara, sana nasıl davrandığımı düşünüce.
I can remember is working. When I think about my life and I..
Tek hatırladığım çalışıyor olmam.- Hayatımı düşünüce.
I think about that story when I think about Michael.
Michaelı düşündüğüm vakit bu hikayeyi düşünüyor oluyorum.
I mean, God, when I think about it.
Demek istediğim, Tanrım, bunun hakkında düşündüğümden beri.
Just when I think you're going to say one thing.
Tam belli bir şey söyleyeceksin sanırken.
The really rich one who's easy to trick… I think she's pretty special, too. And when I think about that girl.
Ve kızlar hakkında düşündüğüm zaman… kandırması daha kolay olan gerçekten zengin kızlar… işte onlar her şeyden daha özeldir.
But when I think about the guy that killed my family, It does. I have a tough time believing in much of anything.
Ancak ailemi öldüren adamı düşününce herhangi bir şeye inanmakta zorlanıyorum.
I like him as my brother, but when I think of Eri, I want to beat him to a pulp.
Kardeşimi çok severim ama Eri aklıma geldiğinde, onu döve döve gebertesim geliyor.
When I think about it, over the years, there were less
Düşündüğüm zaman… yıllar geçtikçe,
Even now, when I think of his eyes, my blood turns cold in my veins!
Şimdi bile, kocamın bakışları aklıma geldiğinde… kan beynime sıçrıyor!
Five minutes after we left the OK Corral, God… when I think back… I wanted to say, Get Clanton, Wyatt.
Tanrım… geriye dönüp düşününce… OK Ağılından ayrıldıktan beş dakika sonra, önce'' demek istemiştim. Clantonu vur, Wyatt, o seni vurmadan.
When Ben and I actually made real eye contact. over the years, there were less and less moments in the course of the day When I think about it.
Düşündüğüm zaman… yıllar geçtikçe, günün içinde… Ben ve benim göz teması… kurduğumuz anlar giderek azaldı.
When I think about all those people struggling out there, they're suffering through this… like my cousin.
Kuzenim gibi bunu yaşayanları… Kusura bakmayın. Sıkıntı çeken onca insanı düşündüğümde.
They're suffering through this… like my cousin. When I think about all those people struggling out there.
Kuzenim gibi bunu yaşayanları… Kusura bakmayın. Sıkıntı çeken onca insanı düşündüğümde.
How many years have I spent here at this table? But now, when I think Back on it all?
Her şeyin gerekçesi vardı ama şimdi dönüp düşününce… bu masada kaç yıl geçirdim?
Results: 293, Time: 0.0574

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish