WORK TOGETHER in Turkish translation

[w3ːk tə'geðər]
[w3ːk tə'geðər]
birlikte çalışmak
work together
to be working with
work hand-in-hand
birlikte çalışıyor
work together
he's been working with
workin with
birlikte çalışır
work together
beraber çalışıyoruz
we work together
birlikte çalışırsak
work together
birlikte iş
business together
work together
job together
kizkardes bir arada
hep beraber çalışmak
work together
birlikte çalışmamız
work together
to be working with
work hand-in-hand
birlikte çalışmalıyız
work together
to be working with
work hand-in-hand
birlikte çalışması
work together
to be working with
work hand-in-hand
birlikte çalışırlar
work together

Examples of using Work together in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It does matter that her lawyers work together.
Ama avukatların birlikte çalışması fark eder.
And work together.
Tom and Mary work together.
Tom ve Mary birlikte çalışır.
No, no, we work together.
Hayır, biz beraber çalışıyoruz.
They work together.
Onlar birlikte çalışırlar.
We all work together or not at all.
Earth has to work together on this. You can't conceive of it.
Dünyanın bunun üzerinde birlikte çalışması lazım. Algılayamazsın.
what I mean is that you and I should work together again.
ben tekrar birlikte çalışmalıyız.
If we work together.
Eğer biz birlikte çalışır.
Tom and I seldom work together.
Tom ve ben nadiren beraber çalışıyoruz.
Work together again.
Tekrar birlikte çalışırız.
It's not a machine that has a lot of parts that have to work together.
Birlikte çalışması gereken ve binlerce parçası olan bir makine de değil.
we all have to work together to stop him.
ancak hepimiz onu durdurmak için birlikte çalışmalıyız.
My clients always work together.
Müşterilerim daima birlikte çalışırlar.
Yeah. All things work together for good.
Evet. Her şey iyilik için birlikte çalışır.
We all work together.
Biz hep beraber çalışıyoruz.
We all… work together. My brothers.
Hepimiz birlikte çalışırız. Kardeşlerim.
All the politicians have to work together to fulfill the standards.
Standartları karşılamak için bütün Arnavut halkının birlikte çalışması gerekiyor.
And I know, we're going to, but we have to work together.
Ve biliyorum ki…,… onları bulacağız ama birlikte çalışmalıyız.
All things work together for good. Yeah.
Evet. Her şey iyilik için birlikte çalışır.
Results: 761, Time: 0.0599

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish