YAH in Turkish translation

[jɑː]
[jɑː]
evet
yeah
yes
well
yep
aye
yup
yah
deh
giddyup
yah
giddap
go
giddy-up
giddyap
gidup
hyah
evet evet
yeah , yeah
yes , yes
oh yeah
well , yes
rabbe
to yahweh
LORD
yah
hadhihi
sunun
offering
presentation

Examples of using Yah in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yah, but if you don't wanta.
Tamam, ama eğer istemiyorsan.
Yah… the sunshine is very beautiful.
Evettt… Günışığı çok güzel.
Yah!- but there was a body. yah!.
Yah! Yah!- Ama bir ceset vardı!
Yah.- That's near…- No,
Tabii.- Burası yakın…- Hayır,
Yah baby. I did it!
İşte budur bebeğim. Başardım!
Yah, you're silly, but now, don't!
Eda, saçmalıyorsun ama artık, yapma!
a sun balm of my own invention, yah?
kendi icadım güneş yağı yarı fiyatına.
Is it all still working, yah?
O hala tam olarak çalışıyor, dimi?
Come on, yah, yah, yah, come on.
Haydi. geh, geh, geh, haydi.
I am your God now. Yah.
Artık senin tanrın benim öylemi.
Hector! Hector is mine! Yah!
Hektor benimdir! Hektor!
Yah.- That's near…- No, I know where that is.
Hayır, nerede olduğunu biliyorum.- Tabii.- Burası yakın.
They're not going, are they? Yah, right.
Gitmiyorlar, değil mi? Evet, tabii.
But I forgive you… Is it all still working, yah?
Ama seni affediyorum… O hala tam olarak çalışıyor, dimi?
Yah, Teach here may look like a scrawny sack of shit
Evet, burada öğrenilenler eften püften, boktan şeyler gibi görünebilir
Yah, it looks easy,
Gördün mü? Evet, kolay görünüyor,
Yah! I could have been sittin' in his pants today if I only had a brain in my head.
Onun pantolonuyla bugün ben oturuyor Yah! Eğer benim biraz beynim olsaydı.
Splifter time! before daylight comes and me wanna go home. Yah, mon, let's clean them ganja seeds.
Evet kardeş, güneş doğup da eve dönene kadar bitirelim Dumanlanma zamanı. şu kenevir tohumlarını.
This will be written for the generation to come. A people which will be created will praise Yah.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.
Yah, mon, let's clean them ganja seeds Splifter time!
Evet kardeş, güneş doğup da eve dönene kadar bitirelim Dumanlanma zamanı.
Results: 373, Time: 0.0733

Top dictionary queries

English - Turkish