YOU ARE MISSING in Turkish translation

[juː ɑːr 'misiŋ]
[juː ɑːr 'misiŋ]
kaçırıyorsun
you're missing
you're losing
did i miss
you will miss
missing the point
you have missed
kaçırdığını
to miss
kidnapping
to kidnap
to abduct
to lose
miss.
taking
smuggling
hijacking
to elope
eksik
short
lack
incomplete
less
one
missin
missing
needs
there's
deficient
kayıp olduğunu
was missing
are lost
has gone missing
kaçırdığın
to miss
kidnapping
to kidnap
to abduct
to lose
miss.
taking
smuggling
hijacking
to elope
senin eksik olduğunu

Examples of using You are missing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, see what you're missing?
Hardly that, but I do feel you are missing an opportunity.
Sanmıyorum, ancak bir fırsatı kaçırdığını düşünüyorum.
But you are missing a really great climb.
Ama harika bir tırmanışı kaçırıyorsun.
You are missing a really great climb.
Harika bir tırmanışı kaçırıyorsun.
You are missing something.
Bir şeyi gözden kaçırıyorsun.
Bindu! You are missing him.
Lütfen konsantre ol Bindu. Onu kaçırıyorsun.
But you are missing one very important thing.
Ama çok önemli bir şeyi kaçırıyorsun.
You are missing all the action.
Bütün aksiyonu kaçırıyorsun.
You are missing quite a show.
Harika bir şovu kaçırıyorsun.
Shawn, for a psychic, you are missing something right in front of your face.
Shawn, bir medyum olarak gözünün önündeki bir şeyi kaçırıyorsun.
You see what you're missing?
Ne kaçırdığınızı görüyor musunuz?
In fact, the only thing you are missing is a manager.
Aslında tek eksiğin bir menajer.
You know what you're missing?
Neler kaçırdığının farkında mısın?
You know what you're missing?
NE KAÇIRDIĞINI BiLiYOR MUSUN?
You don't know what you're missing!
Neyi kaçırdığınızın farkında değilsiniz!
Like there's something you're missing?
Hiç bir şeyler kaçırmışsın gibi bir hisse kapılır mısın?
What is right in front of your face. but sometimes you are missing.
Ama bazen eksiksin yüzünün önünde ne var.
You know what you're missing?
Ne kaçırdığının farkında mısın?
And then this teacher came in… and she said,"You're missing science class.
Ardından öğretmen odaya girdi ve Fen Dersini kaçırdığımı söyledi.
You are missing the point.
Asıl noktayı kaçırdın.
Results: 95, Time: 0.065

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish