YOU PANIC in Turkish translation

[juː 'pænik]
[juː 'pænik]
panik
panic
alarmed
paniklersen
panicking
paniklersin
panicking

Examples of using You panic in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You panic, hide the body… then one of you sees his parents somewhere.
Siz paniklersin, cesedi saklarsınız sonra sizden biri onun ailesiyle bir yerde görüşür.
The police show up and you panic, eh?
Polisi görünce panik mi oldun? Panik oldun, öyle değil mi?
Coach Miller wakes up, you panic, and you grease him.
Koç Miller uyandı, sen panikledin ve adamın haşatını çıkardın.
You panic."All right, don't move!
Ρaniğe kapιlιrsιn.'' Ρekâlâ, kιmιldama!
You panic, you make mistakes, you're dead.
Panik yaparsan, hata yaparsın ve öldün demektir.
You panic me.
Bana panik yaptırıyorsun.
Don't panic! If you panic, I will panic..
Panik yapma! Sen panik yaparsam ben de yaparım.
What makes you panic? Only if I panic?.
Sadece paniklersem. Seni ne panikletir?.
If you panic, I will panic. Don't panic!.
Panik yapma! Sen panik yaparsam ben de yaparım!
We don't have a battle plan! Don't panic! If you panic, I will panic..
Panik yapma! Sen panik yaparsam ben de yaparım.
If you panic, your heart's going to stop.
Eğer panik yaparsan, kalbin durur.
You panic, you scream, you shake her.
Panikliyosun, bağırıyorsun, onu sallıyorsun.
One future- armed police come through that door, you panic and people die.
Bir gelecekte, silahlı polisler içeri girecek ve sen panikleyip herkesi öldüreceksin.
make like a little bunny and go through the hole, you panic.
küçük bir tavşan gibi hamleni yapmadan önce delikten geçmeden önce, paniklersin.
Hi. Um… do you have anything for when you're scuba-diving and you panic and you drag a kid under the water, and… and he bites you?.
Dalarken paniğe kapılıp çocuğun tekini sualtına çektiğinizde… sizi ısırırsa diye bir şey var mı? Selam?
Sasha, please. It's very difficult for me to count and listen to you panic at the same time.
Sasha lütfen. Hem sayıp hem de paniklemeni dinlemek epey zor oluyor.
You panicked, you thought that the scandal would ruin you..
Panikledin ve bu skandalın seni mahvedeceğini düşündün.
You panicked.
Panik yapıyorsun.
And then you panicked and stepped on it.
Sonra da panikleyip boka basmıştın.
You panicked, threw it as far as you could?
Panikledin mi? Atabildiğin kadar uzağa mı atmak istedin?
Results: 47, Time: 0.0547

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish