değer
worth
value
care
worthwhile
appreciate değer verdiğini söylediğin sanatla birlikte yaşamın da yok olmasına neden oluyorsun senin için önemlidir
You value people over protocol.Kurallardan çok insanlara değer veriyorsun . Because you value Nolan's life too much. Çünkü Nolanın hayatına çok değer veriyorsun . You value friendship highly.Arkadaşlığa çok kıymet veriyorsunuz . You just told me who you value most.Bana hangisinin daha değerli olduğunu söyledin. You value my brother as mayor.Belediye başkanı olan kardeşime değer veriyorsunuz . And while you're here, if you value your life, I should stop playing the joker Buradayken, eğer hayatınıza değer veriyorsanız,… soytarıyı oynamayı bırakıp, And if you value your position on this task force, I expect you will play an important role in his capture. Ve eğer bu birimdeki konumunuza değer veriyorsanız, yakalanmasında önemli bir rol oynamanızı beklerim. You reduce everything human to matter and that way life disappears and along with it art which you value so highly.İnsana dair ne varsa bunları maddeye indirgeyerek… o çok değer verdiğini söylediğin sanatla birlikte… yaşamın da yok olmasına neden oluyorsun . Because I know what you value more than anything else. Çünkü her şeyden çok değer verdiğin şeyi biliyorum And if you value this friendship at all, you would stay out of it, Ve eğer bu arkadaşlığa değer veriyorsan bu olayın dışında kalırsın If you value your own daughter's life, Kızının hayatına değer veriyorsan bu noktadan itibaren, You reduce everything human to matter which you value so highly. and that way life disappears and along with it art.İnsana dair ne varsa bunları maddeye indirgeyerek… o çok değer verdiğini söylediğin sanatla birlikte… yaşamın da yok olmasına neden oluyorsun . If you value your life, you won't speak of it again.- I don't want to know. Eğer hayatına değer veriyorsan, sen de bunun hakkında konuşmazsın.- Bilmek istemiyorum. If you value your life, you will turn off that computer right now! Tony! Hayatına değer veriyorsan… o bilgisayarı hemen şimdi kapatırsın!- Tony! I run this facility not her, and if you value your job you will keep her there. Bu tesisi ben yönetiyorum, o değil ve işine değer veriyorsan… onu orada tutacaksın. It means you value yourself only as others value you, Sadece başkalarının sana verdiği değer ile kendine değer verdiğin anlamına gelir Wait.- You will kill me. If you value your lives and the lives of your kind. Dur! değer veriyorsanız beni öldürüsünüz. Eğer sizin ve sizin türünüzün hayatına. In exchange for my helping this Bo I will take from you that which you value the most. Bo denen kıza yardım etmem karşılığında senden alacağım şey en çok değer verdiğindir . I'm Not Asking You To Propose, But It's Important That Blair Knows How Much You Value Her Loyalty. Ona teklif et demiyorum ama bu, onun, senin… ona verdiğin değeri bilmesi açısından önemli.Is that supposed to mean that you value American lives more than you value Indian ones? Yani Amerikalıların hayatlarına… Hintlilerin hayatlarından daha mı fazla kıymet veriyorsunuz?
Display more examples
Results: 151 ,
Time: 0.0437