YOUR KIDNEYS in Turkish translation

[jɔːr 'kidniz]
[jɔːr 'kidniz]
böbreklerin
kidney
renal
böbrekleriniz
kidney
renal

Examples of using Your kidneys in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It looks like your kidneys are having problems, too.
Görünüşe bakılırsa, böbreklerinizde de sorun var.
Dr. Michel says your kidneys are shot.
Doktor Michel, böbreklerinin iflâs ettiğini söylüyor.
If the numbers aren't good, I'm gonna give one of your kidneys to him.
Ama sonuçlar iyi değilse, senin böbreklerinden birini alıp ona veririm.
I will take out your kidneys… And sell them in the market.
Senin böbreklerini alıp,… pazarda satacağım.
The deeds to your farm… Or your kidneys.
Yada Senin böbreklerini. Çiftliğin tapusunu.
Which will prove that your kidneys are not working, You're just gonna have a seizure.
Sadece nöbet geçireceksin… bu da böbreklerinin çalışmadığını kanıtlayacak.
Your kidneys are not… In any case, they can no longer be donated.
O yüzden… artık bağışçı olamıyor. Böbrekleri işe yaramıyor.
I will take out your kidneys.
Senin böbreklerini alıp, pazarda satacağım.
Or your kidneys.
Yada Senin böbreklerini.
You have a bladder infection that's spread to your kidneys.
Sende bir mesane enfeksiyonu var oda böbrelerine kadar illerledi.
I'm afraid that won't really work because your kidneys are wrong for Ivor.
Korkarım bu işe yaramaz çünkü senin böbreklerin Ivora uymaz.
They're your kidneys!
Ne de olsa senin böbreklerin!
Your kidneys are ruined,
Böbreklerin perişan oldu
Your kidneys are a little sluggish,
Böbreklerin biraz ağır işliyor,
Your kidney is not healthy.
Böbreklerin sağlıklı değil.
Unlesssomeoneelseaaaa chooses to steal your kidney.
Ta ki birileri böbreğini çalmayı seçene kadar.
Your kidney's have stabilized, and your vitals are stable, and… everything looks great.
Böbreklerin durumu iyi bulguların düzenli her şey iyi görünüyor.
The doctor said you want to give me your kidney.
Doktor bana böbreğini vereceğini söyledi.
We have now run an entire battery of tests, and your kidney function is fine.
Şimdi bir test daha yaptık, ve böbreklerin iyi çalışıyor.
To donate your kidney?
Böbreğini bağışlaman için mi?
Results: 44, Time: 0.036

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish