YOUR KILLER in Turkish translation

[jɔːr 'kilər]
[jɔːr 'kilər]
senin katilini
sizin katiliniz
senin katilin
senin katil
sizin katil

Examples of using Your killer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Your killer boy-toy here will get conjugal visits once he's back in prison.
Senin bu katil oğlanın hapise girdiğinde eş ziyareti alacak.
You get your killer. What's in it for me?
Senin çıkarın ne? Katilini yakalayacaksın?
Your killer wasn't shooting a recurve.
O halde katiliniz olimpik yayla vurmamış.
What happened to your killer minions?
Katil yancılarına ne oldu?
But it does look like your killer came to Vegas.
Ama görünüşe bakılırsa, katiliniz Vegasa gelmiş.
He has a scar on his head exactly where your killer has been harvesting brain fragments.
Kafasında yara izi var. Tam da katilin beyin parçaları aldığı yerden.
Magnusson will be scouring the town By the time our little charade is finished, desperate to hire your killer.
Küçük oyunumuz bittiğinde Magnusson senin katilini tutmak için… çılgınca bütün şehri arayacak.
By the time our little charade is finished, magnusson will be scouring the town, desperate to hire your killer.
Küçük oyunumuz bittiğinde Magnusson senin katilini tutmak için… çılgınca bütün şehri arayacak.
Before they will pay for a wiretap. Thing is, they got to believe it's your killer calling.
Dinlemeye para vermeleri için senin katilin aradığına ikna olmalılar.
Desperate to hire your killer. Magnusson will be scouring the town By the time our little charade is finished.
Küçük oyunumuz bittiğinde Magnusson senin katilini tutmak için… çılgınca bütün şehri arayacak.
Magnusson will be scouring the town… desperate to hire your killer.
gözü dönmüş vaziyette şehri dolaşıyor olacak. Magnusson senin katilini kiralamak için.
I wonder if this were you. How you would appreciate another Marine not speaking up to get your killer.
Merak ediyorum, bu sen olsaydın, başka bir denizcinin senin katilinin bulunması için konuşmamasına ne derdin?
How you would appreciate another Marine not speaking up to get your killer. I wonder,?
Merak ediyorum, bu sen olsaydın,… başka bir denizcinin senin katilinin bulunması için konuşmamasına ne derdin?
Your killers came through here.
Senin katiller buradan geçmiş.
Maybe they shot your killers.
Belki de senin katilleri vurmuşlardır.
There's your killer.
Kontrol edin. Katiliniz orada.
Maybe he's your killer.
Belki de sizin katil odur.
This is your killer hook.
Bu senin katil kancan.
She's your killer.
Kız senin katilin.
Sorry about your killer boss.
Katil patronun için üzüldüm.
Results: 1789, Time: 0.0477

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish