KILLER INSTINCT in Turkish translation

['kilər 'instiŋkt]
['kilər 'instiŋkt]
katil içgüdüsü
öldürücü içgüdüye
katil içgüdüleri
kâtil içgüdüsü
katil içgüdüye

Examples of using Killer instinct in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
She lacks the killer instinct.
Onda katil iç güdüsü yok.
But she doesn't have the killer instinct.
Fakat bir katil içgüdüsüne sahip değil.
I can see the killer instinct in his eyes.
Onun gözlerindeki bir katil içgüdüsünü görebiliyorum.
You have lost the killer instinct he has!
İçinizdeki katil içgüdüsünü kaybediyorsunuz!
She's got that killer instinct.
Onda katil iç güdüsü var.
Couldn't see you finding that killer instinct.
Senin o katil güdüsünü bulduğunu göremiyordum.
I got the contacts, the ideas, the killer instinct.
Benim bağlantılarım, fikirlerim ve bir katil içgüdüm var.
Stu's good, he just lacks a killer instinct.
Stu iyi biridir, katil içgüdüsü yoktur.
She has this executioner killer instinct. when the music starts,
Katil içgüdüsü oluyor. müzik başladığında, büyük bir işe girişileceği zaman,
When the music starts, when it's crunch time, But when it comes to certain moments, she has this executioner killer instinct.
Katil içgüdüsü oluyor. müzik başladığında, büyük bir işe girişileceği zaman, Ama bazı anlarda.
Turned out Joy no longer had the killer instinct and swapped out the main ingredient.
Öğrendim ki, Joyun kâtil içgüdüsü gitmişti,… yerine kurabiyenin ana bileşenini değiştirmişti.
He doesn't look like a killer, but you don't run a Fortune 500 company… without a killer instinct.
Katil birisi gibi gözükmüyor. Ama en iyi 500 şirket içinde bir firmayı katil içgüdüsü olmadan yönetemezsiniz.
And swapped out the main ingredient. Turned outJoy no longer had that killer instinct.
Öğrendim ki, Joyun kâtil içgüdüsü gitmişti,… yerine kurabiyenin ana bileşenini değiştirmişti.
And we do bad things, and we do not feel guilty about it. Men have that killer instinct.
Kötü şeyler yapıyoruz, ve bunun hakkında suçlu hissetmiyoruz. Erkekler o katil içgüdüye sahip.
Swapped out the main ingredient. Turned out Joy no longer had the killer instinct and.
Öğrendim ki, Joyun kâtil içgüdüsü gitmişti,… yerine kurabiyenin ana bileşenini değiştirmişti.
And if any of you think that you don't have the killer instinct, you're wrong.
Ve içinizden herhangi biri katil içgüdüsüne sahip olmadığını düşünüyorsa, yanılıyor.
Oh, it was an accident," but I know better,'cause I saw the look in your eye, that killer instinct.
Ah, bu bir kazaydı,'' ama daha iyi biliyorsun ki gözlerine baktığımda gördüğüm, katil içgüdüsüydü.
I seen it a million times. I don't know if he's got the killer instinct.
Buna defalarca şahit oldum, katil güdüleri var mı, yok mu anlayamıyorum.
Okay, Cam, you're on my team,'cause I can tell you got the killer instinct.
Pekala Cam, sen bendensin. çünkü sende bir katil içgüdüsü var, sana söyleyeyim.
play the boy scout and tell yourself, cause i saw the look in your eye, that killer instinct.
daha iyi biliyorsun ki katil içgüdüsüydü. gözlerine baktığımda gördüğüm.
Results: 53, Time: 0.0451

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish