YOUR KNIFE in Turkish translation

[jɔːr naif]
[jɔːr naif]
senin bıçağın
bıçağın yanında
senin bıçağını
al onu bıçağı

Examples of using Your knife in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Here is your knife.
İşte kılıcın!
Can I borrow your knife, John?
Biçagini alabilir miyim, John?
Your knife, Bill.
Bıçağını ver Bill.
Drop your knife,!
Elindeki bıçağı at!
But she took your knife.
Ama bçağını aldı.
I'm waiting for your knife.
Bıçağı çıkarmanı bekliyorum.
And your knife.
Bir de senin bıçağın var.
Should I cut your knife.
Bıçakla gırtlağını mı keseyim?
What? Your knife.
Ne? -Senin bıçağın!
Don't shake your knife. That's a knife..
Bıçağa dikkat.- Bıçağını sallama.
Be a man and use your knife. You owe me.
Adam olda bıçağını kullan. Bana borçlusun.
Don't thrust your knife into the cheese.
Peynirin içine bıçak saplamayın.
That is not your knife.
O sizin bıçağınız değil.
This your knife?
Bu senin bıçağın mı?
I almost forgot your knife.
Bıçağınızı alın. -Sende kalsın.
Is that your knife?
Bu senin bıçağın mı?
You got your knife?
Yanında çakı var mı?
If you turn, sure you will show your knife.
Eğer dönersen, sana kılıçlarımızı gösteririz.
Tristan, your knife.
Tristan, bıçağını ver.
Be a man and use your knife. You owe me.
Bana borçlusun. Adam olda bıçağını kullan.
Results: 56, Time: 0.0454

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish