AFFETTI in English translation

forgave
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura
pardoned
af
affedersiniz
affedin
afedersiniz
özür dilerim
kusura bakmayın
bağışla
bağışlanma
mağfirete
has excused
forgiven
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura
forgive
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura
forgives
affetmek
mazur
bağışla
yarlıga
kusura
pardon
af
affedersiniz
affedin
afedersiniz
özür dilerim
kusura bakmayın
bağışla
bağışlanma
mağfirete
forgiveness
af
affetmek
mağfiret
bağışlayıcılık
bağışlamak
bağışlanma
yarlıgaması

Examples of using Affetti in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eşi onu affetti ve baldızı onun yüzüne bile bakamadı.
Cannot bear to look upon his face. His wife forgives him and his sister-in-law.
Gabriela ise her seferinde beni affetti.
All Gabriela ever did was forgive me.
Ama andolsun ki, Allah onları affetti.
Now Allah hath forgiven them.
Federasyon Baskani seni resmî olarak affetti.
Your pardon by the president of the Federation is official.
Yahudileri mi? İsa çarmıhtayken onları affetti.
The Jews? Well, Jesus pardoned them on the cross.
Eşi onu affetti ve baldızı onun yüzüne bile bakamadı.
His wife forgives him and his sister-in-law cannot bear to look upon his face.
Ailem beni kabullenerek affetti.
My parents forgive and accept me.
Allah, and olsun ki, onları affetti.
Now Allah hath forgiven them.
Federasyon Başkanı seni resmî olarak affetti.
Your pardon by the president of the Federation is official.
Devlet bizi affetti.
The State pardoned us.
Eşi onu affetti ve baldızı onun yüzüne bile bakamadı.
His wife forgives him, and his sister-in-law can't bear to look at him.
Yine de Allah onları affetti.
Now Allah hath forgiven them.
Ağam bizi affetti lan!
Agha, forgive us!
Sonra da herkes onu affetti. Ama insanlar böyle değildir.
And then everyone forgives him, but people aren't like that.
Allah yine de onları affetti.
Now Allah hath forgiven them.
Bir sen hariç Çakıl taşları beni affetti, ağaçlar beni affetti.
The pebbles forgive me The trees forgive me But you.
Geçmiştekileri ALLAH affetti.
God forgives what is past.
Ancak ALLAH onları affetti.
Now Allah hath forgiven them.
Ama tanrı beni affetti.
But God forgives me.
Biliyorum o beni affetti… yani bizi… hepimiz affetti.
I know in my heart he has forgiven me- us. Forgiven all of us.
Results: 349, Time: 0.0315

Top dictionary queries

Turkish - English