Examples of using Belge in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Seni daha önce uyarmalıydım ama… belge yüzünden yapamadım.
Bayan martina gaianini̇n depresyonu olduğuna dai̇r belge.
Sana belge lazım.
Sonunda… ama tabi bir sürü de belge demek.
Sayın Yargıç, bu belge kabul edilemez.
Çünkü… şey… Birkaç belge imzaladım. Kimseye söyleyemedim.
Bu belge doğru.
Yoksa hayatımın sonuna kadar belge doldurmak zorunda kalacağım.
Babanı araştırırken, bir belge bulduk.
Kimseye söyleyemedim, çünkü… şey… Birkaç belge imzaladım.
Belge burada.
Tanrım. Banka kaydını almak için belge hazırlayayım mı?
Okuldan ayrılırsanız size kim belge verecek?
Gidebilirsiniz, ekmeğin içinde belge olmadığından eminim.
Tek istediğim belge. Böylece onu gömebiliriz değil mi?
bir belge bulduk.
Kimlik kartı, tayın kartı Musevi olmadığınıza dair belge.
Babanı araştırırken, bir belge bulduk. Tamam.
Demek tıbbi belge.
Sayın Yargıç, bu belge kabul edilemez.