BEYAN in English translation

statement
ifade
bildiri
demeç
beyan
açıklaması
sözleri
ekstresi
declare
beyan
ilan
ilan et
açıkla
deklare
ilan ediyorum
state
eyalet
devlet
hal
durum
ülke
hükümet
savcılık
declaration
beyanname
bildiri
deklarasyon
bildirgesi
ilanı
açıklamasını
beyanı
bir ifade
makes
yapar
yapan
daha
yapıyor
yapalım
yapar mı
kıl
yap
yapın
açın
affidavit
beyanname
yeminli ifadeyi
yazılı ifade
yeminli beyan
yazılı beyan
declared
beyan
ilan
ilan et
açıkla
deklare
ilan ediyorum
statements
ifade
bildiri
demeç
beyan
açıklaması
sözleri
ekstresi

Examples of using Beyan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hepsi ya kayıp, ya da ölü beyan edilmiş.
They're now missing or declared dead.
De ki:'' Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız.
Tell them:"Make no excuses; we do not believe you.
Bu hareket beyan yasadışı işkence.
That act declares torture illegal.
Gelir beyan ediliyordu.
These were stated income.
Kongre üyesi silahının çalındığını beyan etti.
The congressman stated that his gun had been stolen.
Beyan formunda iş için geldiği yazıyor.
His declaration form says that he was in town for work.
Beyan nedir?
What's the announcement?
Evli çift, beyan ediliş tarihinden itibaren evli.
The marrying couples, married at least since the declaration of.
Beyan ettiğiniz gibi tamamen mahvolmuştu.
As you testified, it was completely destroyed.
Kocanla oğlunu aradığını beyan etmişsin, Salko ve Mirza.
You have reported that you're looking for your husband and son, Salko and Mirza.
Beyan edecek bir şeyiniz var mı?
Thank you.- Anything to declare?
Teşbihte hata olmaz. Ayan beyan ortada. Ama kötülüğün karşısında dimdik durmak gerek.
Forgive a statement that's obvious, but evil has to be stood up to.
Herkesin beyan ettiği kişi olduğundan emin olmaya çalışıyor.
He's making sure everyone's who they say they are..
Beyan var mı efendim?
Do you have a statement, sir?
Güneş gibi ayan beyan. İşte burada,
They are recorded, here, in my stitches,
Güneş gibi ayan beyan. İşte burada, her düğümde yazıldılar.
As plain to me as the sun. They are recorded, here, in my stitches.
Hangi milliyeti beyan ediyorsunuz?
What nationality are you declaring?
Dolandırıcılık ve beyan için. Derek Lewis, 10 milyon$ için Amcamı dava açıyor.
For fraud and misrepresentation. Derek Lewis is suing my uncle for $10 million.
Beyan ettiğiniz gibi tamamen mahvolmuştu.
It was completely destroyed. As you testified.
Ölümünü beyan edecek misiniz? Doktor?
Doctor. Will you pronounce his death?
Results: 180, Time: 0.0387

Top dictionary queries

Turkish - English