Examples of using Beyan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hepsi ya kayıp, ya da ölü beyan edilmiş.
De ki:'' Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız.
Bu hareket beyan yasadışı işkence.
Gelir beyan ediliyordu.
Kongre üyesi silahının çalındığını beyan etti.
Beyan formunda iş için geldiği yazıyor.
Beyan nedir?
Evli çift, beyan ediliş tarihinden itibaren evli.
Beyan ettiğiniz gibi tamamen mahvolmuştu.
Kocanla oğlunu aradığını beyan etmişsin, Salko ve Mirza.
Beyan edecek bir şeyiniz var mı?
Teşbihte hata olmaz. Ayan beyan ortada. Ama kötülüğün karşısında dimdik durmak gerek.
Herkesin beyan ettiği kişi olduğundan emin olmaya çalışıyor.
Beyan var mı efendim?
Güneş gibi ayan beyan. İşte burada,
Güneş gibi ayan beyan. İşte burada, her düğümde yazıldılar.
Hangi milliyeti beyan ediyorsunuz?
Dolandırıcılık ve beyan için. Derek Lewis, 10 milyon$ için Amcamı dava açıyor.
Beyan ettiğiniz gibi tamamen mahvolmuştu.
Ölümünü beyan edecek misiniz? Doktor?