BILDIRDI in English translation

reported
rapor
haber
ihbar
bildirmek
bildirin
şikayet
informed
haber
haberdar
bilgi
bildirmek
bilgilendir
söyle
bildirir
announced
açıklamak
anons
duyurmak
duyuru
bildirmek
ilan
müjdele
declared
beyan
ilan
ilan et
açıkla
deklare
ilan ediyorum
know
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım
told
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim
notified
bildirmek
haberdar
haber ver
bilgilendirin
bildirip
will convey
bildirdi
iletecek
let
hadi
haydi
müsaade
birak
izin
bırak
ver
bakalım
gidelim
vereyim
reports
rapor
haber
ihbar
bildirmek
bildirin
şikayet
reporting
rapor
haber
ihbar
bildirmek
bildirin
şikayet
report
rapor
haber
ihbar
bildirmek
bildirin
şikayet
announces
açıklamak
anons
duyurmak
duyuru
bildirmek
ilan
müjdele
informs
haber
haberdar
bilgi
bildirmek
bilgilendir
söyle
bildirir
inform
haber
haberdar
bilgi
bildirmek
bilgilendir
söyle
bildirir
announce
açıklamak
anons
duyurmak
duyuru
bildirmek
ilan
müjdele
tells
söyleyin
haber
söyleyebilir mi
söyle
anlat
bahset
söylersin
anlatın
anlatabilir
diyeceğim

Examples of using Bildirdi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tom, Maryye araba sürmek istediğini bildirdi.
Tom let Mary know that he wanted to drive.
Toma kim bildirdi?
Who notified Tom?
Tom kesinlikle fikirlerim hakkında ne düşündüğünü bana bildirdi.
Tom certainly let me know what he thought of my ideas.
Mussolini iyisiyle kötüsüyle Hitlere bağlılığını bildirdi.
Mussolini declared his loyalty to Hitler, for better or for worse.
Sağlık ekibi dört kayıp bildirdi. Sekiz mürettebattan haber yok.
Medical teams reporting four casualties, eight crew members still unaccounted for.
Ve ne bildirdi sana, nedir Kadir gecesi?
But what will convey to you what the Night of Decree is?
Tom Maryye nereye gitmek istediğini bildirdi.
Tom let Mary know where he wanted to go.
Maryye kim bildirdi?
Who notified Mary?
Federal Havacılık Dairesi kazanın mekanik bir arızadan olduğunu bildirdi.
That the crash was caused by mechanical failure… Mechanical failure, my ass. The Federal Aviation Administration has declared.
NORAD bir anomali bildirdi, muhtemelen bize doğru yaklaşıyor.
NORAD's reporting a 202 anomaly, possibly heading our direction.
Geldiğini bildirdi. Gözcüler isyancı birliğin bu taraftan.
My scouts report the rebel army is coming this way for sure.
Kaptan, Liman Kontrol manyetik alıcılara bir temas bildirdi.
A contact at the magnetic sensors. Captain, Harbor Control reports.
Tom, Maryye ne yemek istediğini bildirdi.
Tom let Mary know what he wanted to eat.
Bize kim bildirdi?
Who notified us?
Burnside, açıkça ağlayarak, yeni saldırıyı bizzat kendisinin yöneteceğini bildirdi.
Burnside, openly weeping, declared that he himself would lead the new attack.
Bağlantılarım, 500 kişilik bir milis grubunun harekete geçtiğini bildirdi.
My contacts report roving bands of militia, maybe as many as 500.
Hava kuvvetleri balonların doğru yerde ve yüksekliğe olduğunu bildirdi.
Air Force announces that the balloons is in the right position and height.
Tom, Maryye ne yapmak istediğini bildirdi.
Tom let Mary know what he wanted to do.
Polis, tuhaf davrandığını bize bildirdi.
The police notified us you were acting strangely.
Efendim, Cassius sizin Yunan balenizin buraya geldiğini bildirdi bana.
Lord, Cassius informs me your Greek ballet is here.
Results: 949, Time: 0.038

Top dictionary queries

Turkish - English