BILMENIZE in English translation

to know
bilmek
öğrenmek
tanımak
biliyorum
bilen
tanıma
anlamak için
bilir

Examples of using Bilmenize in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ofisimin nerede olduğunu bilmenize şaşırdım.
I'm surprised you know where my office is.
Saygısızlık olarak anlamayın ama, destek masasının ne olduğunu bilmenize şaşırdım.
I'm surprised you know what a bench rest is. No disrespect.
Saygısızlık olarak anlamayın ama, destek masasının ne olduğunu bilmenize şaşırdım.
No disrespect… I'm surprisedyou know what a bench rest is.
Böyle tepki vereceğini bilmenize imkan yoktu.
You couldn't have known that he was gonna react like that.
Bunu kesin olarak bilmenize imkan yok.
There's no way of knowing that for sure.
Bu işi yapmak için sizin fazladan bir şey bilmenize gerek yok Ajan Vasco.
You won't need any additional knowledge, agent vasco.
Sizce herhangi bir düşman bunu kesin olarak bilmenize izin verir mi?
Do you think any enemy will ever let you know for certain?
Buna olabilir mi? Ve kaseti mahvedecek tek şeyin HCl buharı olduğunu bilmenize.
And knowing that the one thing HCl fumes could destroy was tape.
Saygısızlık olarak anlamayın ama, destek masasının ne olduğunu bilmenize şaşırdım.
No disrespect… I'm surprised you know what a bench rest is.
Açıkçası bunu bilmenize gerek yok, ve sonradan inandırıcı bir şekilde inkâr edebilmeniz için böyle kalmasını istiyorum.
Frankly, you have no need to know, and I would like to keep it that way in order for you to maintain plausible deniability.
Bunu nasıl yaptığımızı… bilmenize gerek yok…
You don't need to know how… only that we did…
Bir trenin istasyondan ayrıldığını gördüğünüzde ayrıldığından emin olmak için nereye gittiğini bilmenize gerek var mıdır?
When you see a train leave the station… do you need to know where it's going to understand that you saw it leave?
Hilarynin gerçeği bilmenize ihtiyacım var.
I need you and Hilary to know the truth.
Bir trenin istasyondan ayrıldığını gördüğünüzde ayrıldığından emin olmak için nereye gittiğini bilmenize gerek var mıdır?
Do you need to know where it's going to understand that you saw it leave? When you see a train leave the station?
Bunun hakkında herşeyi bilmenize rağmen bu filmi neden size gösteriyorum?
The whole thing about this, though, is that, you know, why am I showing it?
Bilmenize şaşırdım, evet öyledir ve doğan her 3,000 çocuktan biri etkilenir.
I'm surprised you know about it, yes, and it affects one in every 3,000 children born.
Ölüm sebebini bilmenize rağmen, çok daha korkunç bir ölüm ima ettiniz Cehennem Köpeği görmüş olabileceğini
Although you knew the cause of death, you have implied a more horrible death… that he might have
Hepsinin renginin değiştiğinizi bilmenize rağmen farketmeniz zor. Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.
Even when you know that they're all going to change color, it's very hard to notice. You have to really concentrate to pick up any of the changes at all.
Sayin vali ne ile karsilasacaginizi bilmenize ragmen olaylara… hazirliksiz yakalandiginiz yönünde söylentiler var. Evet.
Yes. that you knew what to expect and yet you were still unprepared for today's events. Mr. Mayor, there have been rumors.
İsa onlara, ‹‹Babanın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri bilmenize gerek yok›› karşılığını verdi.
He said to them,"It isn't for you to know times or seasons which the Father has set within his own authority.
Results: 82, Time: 0.0361

Bilmenize in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English