BIR EYLEMI in English translation

action
aksiyon
hareket
eylem
motor
olay
faaliyet
müdahale
işlem
önlem
harekat
an act of

Examples of using Bir eylemi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ancak cumhurbaşkanının bu ziyaretine sert tepki gösteren Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, bunu'' Türkiyenin yeni bir yasadışı eylemi ve bir AB üyesine ve hatta ABnin kendisine ve bütün uluslararası topluma karşı yapılmış ciddi bir provokasyon'' olarak kınadı.
However, his visit prompted a sharp response from the Cypriot Foreign Ministry, which condemned it as"another illegal action by Turkey and a serious provocation which is against a member of the EU and, at large, against the EU itself and the international community in its entirety.
Devlete karşı bir eylemin başarısı için bunları da devirmelisiniz.
For any action against the state to succeed, you would have to overthrow these as well.
Son bir iyi eylem diyorsunuz?
One last good act, you say?
Askıntılık tek taraflı bir eylemdir… şefkat ise çok daha farklı.
And tenderness is quite different. Advances area one-sided action.
Alçakça ve korkakça bir eylemdi, komiserim.
It was a despicable and cowardly act, Lieutenant.
Eğer bir eylemde bulunacaksak, bir bebek kadar ağır hareket etmemiz gerekiyor.
If we're going to get any action, we have to stop acting like babies.
Bilgi sızdırmak gerçekten insanı soyutlayan bir eylemdir.
Whistle-blowing is a really isolating act.
Her bir eylemde, yapan sendin!
Every action, it was you!
Bu çok hassas dengeli bir eylemdi.
It was a delicate balancing act.
Dolaşılıklık, uzak mesafeden ürpertici bir eylemdir.
He called entanglement"Spooky action at a distance.
Dövüş sanatlarında son derece eğitimli olanlar, acımasız bir eylem yapmaya cesaret ediyorlar.
Highly trained in martial arts, they dare to commit any ruthless act.
Öfkeyle yapılan bir eylem başarısızlığa mahkûm bir eylemdir.
An action committed in anger is an action doomed to failure.
Ve işbirliği yaptıklarına inandığın bir eylem.
An act in which you believe them to have collaborated.
Cye karşı savaşa neden olacak bir eylemdi. D.
It was an act of war against the D. Yes.
Bu yasal olarak bağlayıcı bir eylemdir.
That is a legally binding action.
Sandviçi almak doğrudan yüzleşmekten kaçınmak için tasarlanmış sembolik bir eylem.
The taking of the sandwich is a symbolic… act designed to avoid direct confrontation.
Cye karşı savaşa neden olacak bir eylemdi. D.
It was an act of war against the D.
O yüzden yaratılış sonu olmayan bir eylemdir.
It's before any time, so the act of creation is an.
İntihar girişimi bana karşı çok saldırgan bir eylemdi.
His suicide attempt was too violent an act against me.
Bu ambargoyu bilinçli ve düşmanca bir eylem olarak görüyoruz.
Undeclared embargo a deliberate and hostile act. We consider this.
Results: 42, Time: 0.0281

Bir eylemi in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English