BIRAK in English translation

let
hadi
haydi
müsaade
birak
izin
bırak
ver
bakalım
gidelim
vereyim
leave
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
stop
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun
drop
damla
bir yudum
bir düşüş
birak
bırak
at
indir
düşür
düş
teslimatı
put
üzerine
üstüne
koyar
koy
koyun
bırak
sok
at
yerleştir
giy
go
git
gidin
gidelim
yürü
gider
bakalım
dönün
gir
çık
başla
just
sadece
az önce
yalnızca
yeni
tıpkı
yeter
tam
hemen
biraz
daha yeni

Examples of using Birak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Vic, arabani burada birak.
Leave your car here. Vic!
Söz veriyorum. Biçagi birak.
I promise you, just put the knife down.
Ne? Kizi… -Kizi birak.
Let her… let her go. What?
Telefonu birak. Arabadan uzaklas.
Drop the phone. Move away from the vehicle.
O halde birak sorustursun, ama gözlerden uzak olsun.
Then let him investigate, but keep him out of sight.
Vail, biçaği birak.
Vail, put the knife down.- Vail.
Ludovica- bunu bana birak.
Ludovica- leave it to me.
Anne, kendine zarar vermeyi birak.
Mama, stop hurting yourself.
Birak silahı, Nikki.
Drop the gun, Nikki.
Seni hicbir zaman sevmedim! Birak beni!
I never liked you, let me in the car!
Biraz para birak.
Put some money in there.
Oh, lutfen.- Birak onu.!
Leave her!! Oh, please!
Buyukanne, izlemeyi birak!
Gran, stop watching!
Telefonu birak. Arabadan uzaklas.
Move away from the vehicle. Drop the phone.
Sonra hem aklini hem de kendini serbest birak.
And let your mind go and let yourself be free♪.
Oh, lutfen.- Birak onu.!
Oh, please. leave her!
Beni izlemeyi birak!
Stop following me!
Birak onu. Lutfen.
Drop it. Please.
Bunu Edisona birak.
Leave that to Edison.
Hadi… Zaman harcamayı birak.
Come on. Stop wasting time.
Results: 544, Time: 0.0724

Birak in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English