BIRAZ PARAM in English translation

some money
biraz para
biraz paraya
bir miktar para
bir miktar parayı
para kazandır
some cash
biraz nakit
biraz para
biraz paraya
nakit para
bir miktar para
bir miktar parayı
bir miktar nakde
biraz nakide
a little bit of money
biraz para
biraz paraya
bir miktar para
ufak bir miktar
azıcık para
birazcık para
some capital
biraz sermaye
biraz param

Examples of using Biraz param in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Biraz param olabilir.
Biraz param var.
I have got a little money.
Yine de biraz param var.
I have a little money, though.
Benim biraz param var Danny.
I got some dough, Danny.
Biraz param var, az ama.
I have some money, a bit.
Evet, biraz param var ve hmm… Ooh.
Well, I got a little cash and, uh.
Biraz param kalsın istedim.
I wanted to save a little money.
Burada biraz param var.
I got a little money right here.
Artık biraz param olacak ve… Kim bilir.
I'm going to have some money now, and… who knows.
Biraz param var.
I got me a little money.
Sadece kredi limitimi arttırın, böylece biraz param olur.
Just raise my credit limit so I can get some cash here.
Geçen yıl son ürünümüzü sattığımızda kazandığım biraz param var.
I have some currency I got a yahren ago when we sold our last crop.
Kazanacak da.- Biraz param var.
I have got a little money. And he will win.
Hayır.- Para değil. Biraz param var, az ama.
Not money. I have some money, a bit… No.
Hayır.- Para değil. Biraz param var, az ama.
No.- Not money. I have some money, a bit.
Birikmiş biraz param var.
the town… I got a little money stashed away.
En azından cebimde biraz param vardı.
At last I had a little money in my pocket.
Sigortam olduğunu söyleyemeyeceğim ama biraz param var.
I don't have insurance in the strictest sense but I have a little money.
Büyükbabamdan kalan biraz param var ama onu bebeğin doğacağı zaman için saklıyorum.
I do have some money left over from my grandfather but I have stashed it for when the baby comes.
Bu yüzden kafede çalışmak çok iyi çünkü hem biraz param oluyor ve sevdiğim şeyleri yapmaya vaktim kalıyor.
That's why I Iove working in the café. I make some money and have time to do what I Iike most.
Results: 172, Time: 0.0357

Biraz param in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English