BIRLIK in English translation

union
sendika
birlik
birliktelik
birleşme
unity
birlik
birliktelik
bütünlüğü
beraberlik
birleşme
dayanışması
troop
birlik
asker
bölük
unit
birim
birlik
ünite
ekip
league
lig
birlik
cemiyeti
takımı
derneği
force
güç
zorla
gücün
zor
kuvvetleri
teşkilatı
yürürlüğe
birliği
birimi
alliance
ittifak
birlik
müttefik
anlaşmayı
squad
manga
bölük
kadro
birlik
devriye
imha
ekibi
takım
timi
takımının
together
birlikte
beraber
hep birlikte
bir araya
biraraya
birleştir
topla
corps
kolordu
birliği
kuvvetleri
gücü
gönüllülerine
orduya
corpsun
heyeti
sınıfı
birlik

Examples of using Birlik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Birlik dur. O bayrak yolun sadece yarısında olduğunuzu gösteriyor!
That flag means we're only at the halfway point. Squad, halt!
Sahi mi? Birlik Kaptanı mı?
Force Captain? Really?
Başkan George Bush, tüm Amerikalıları Iraktaki savaş karşısında birlik olmaya çağırıyor.
President George Bush is urging all Americans to stand united on the war in Iraq.
Ama hâlâ onunla aramızda Yağmacılar… ve muhtemelen de Birlik var.
We still got the Reavers and probably the Alliance, between us and him.
Şırnak Milletvekili Leyla Birlik 4 Ocakta tahliye edildi.
Şırnak MP Leyla Birlik was released on January 4.
Birlik babamızdır.
The Corps is father.
Bu meselede herkesin birlik olması çok önemli.
But it's important for all of them to be together on this.
Üzgünüm. Birlik Kaptanı olmak istediğini düşünmemiştim.
I didn't think you wanted to be a Force Captain. I'm sorry.
İyi, memnun ve mutlu olacağız. Birlik ve beraberlik içinde olacağız.
We will be fine, and content, and happy, and together and united.
Başbakanım Liu Bei şimdiden Wuda birlik olmuştur, imparatorluğu topluyordur.
Prime Minister, brazenly opposing the empire Liu Bei must have already formed an alliance with Wu.
Birlik ise 4 Ocak 2017de tahliye edildi.
Şırnak MP Leyla Birlik was released on January 4.
Birlik, C sınıflık bir olay olmadığına karar verdi.
The Association decided that this was not a Class S matter.
Bu birlik icin yaptigimiz isler.
The things we do for the Corps.
Şimdi birlik olup Wayward Pinesı tekrar bir bütün yapmamızın vakti geldi.
Now is the time for us to come together and make Wayward Pines whole again.
Birlik. Aileleri. Binlerce.
Thousands! The squad. Their families.
O zaman birlik beslesin. Eğer bunu yapıyorsan.
If you are to do it, then force feed it.
Eğer bana güveniyorsan galiba takımında tekrar birlik sağlamanın yolunu biliyorum.
If you trust me, I think I know a way to get your team united again.
Lütfen Birlik Karargahına gelin.
Please come to Association Headquarters.
Birlik tarafından uydurulduğuna göre başına 7 milyon peteros konulan adam.
The bounty of 7 million peteros is rumored to be given by the Guild.
Birlik ona katılmazsa hapse gireceğini söyledi.
The corps told her to come with them or go to prison.
Results: 2865, Time: 0.067

Top dictionary queries

Turkish - English