Examples of using Birlik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Birlik dur. O bayrak yolun sadece yarısında olduğunuzu gösteriyor!
Sahi mi? Birlik Kaptanı mı?
Başkan George Bush, tüm Amerikalıları Iraktaki savaş karşısında birlik olmaya çağırıyor.
Ama hâlâ onunla aramızda Yağmacılar… ve muhtemelen de Birlik var.
Şırnak Milletvekili Leyla Birlik 4 Ocakta tahliye edildi.
Birlik babamızdır.
Bu meselede herkesin birlik olması çok önemli.
Üzgünüm. Birlik Kaptanı olmak istediğini düşünmemiştim.
İyi, memnun ve mutlu olacağız. Birlik ve beraberlik içinde olacağız.
Başbakanım Liu Bei şimdiden Wuda birlik olmuştur, imparatorluğu topluyordur.
Birlik ise 4 Ocak 2017de tahliye edildi.
Birlik, C sınıflık bir olay olmadığına karar verdi.
Bu birlik icin yaptigimiz isler.
Şimdi birlik olup Wayward Pinesı tekrar bir bütün yapmamızın vakti geldi.
Birlik. Aileleri. Binlerce.
O zaman birlik beslesin. Eğer bunu yapıyorsan.
Eğer bana güveniyorsan galiba takımında tekrar birlik sağlamanın yolunu biliyorum.
Lütfen Birlik Karargahına gelin.
Birlik tarafından uydurulduğuna göre başına 7 milyon peteros konulan adam.
Birlik ona katılmazsa hapse gireceğini söyledi.