SOLIDARITY in Turkish translation

[ˌsɒli'dæriti]
[ˌsɒli'dæriti]
birlik
union
unity
troop
unit
league
force
alliance
squad
together
corps
destek
support
backup
back
assistance
supportive
help
boost
supply
aid
assist
dayanışmaya

Examples of using Solidarity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is there an investigation against a member of Social Solidarity?
Sosyal Birlik Partisinin bir üyesi aleyhine bir soruşturma var mı?
So much for sister solidarity.
Kız kardeş dayanışması için çok fazla.
Solidarity, that is.
Dayanışmanın yani.
Solidarity guys can't be such idiots.
Dayanışmadaki adamlar bu kadar aptal olamazlar.
They say Solidarity robbed a bank.
Dayanışmanın banka soyduğu söyleniyor.
I'm going to the Lilith Fair this weekend to support female solidarity.
Kadın dayanışmasına destek için Lilith Faire gidiyorum.
And I appreciate your solidarity.
Ben de dayanışmanıza Sayın Başbakan Yardımcısı.
And it works.- Yeah!- Solidarity.
Dayanışma. Dayanışma işe yarıyor.
And it works. Solidarity.
Dayanışma. Dayanışma işe yarıyor.
Solidarity, baby. Empty.
Yalnızlık, bebek. Boş.
Solidarity, baby. Empty.
Boş. Yalnızlık, bebek.
It's forced solidarity, but solidarity nonetheless.
Zorlama bir dayanışma ama yine de dayanışma..
Spontaneous solidarity?
Spontane dayanışma mı?
That demonstrate genuine solidarity with the working classes. He created powerful realistic pictures.
İşçi sınıfının dayanışmasını hakiki olarak gösterdiği… güçlü realist resimler yapmıştır.
That show real solidarity to the working class. He created strong realistic images.
İşçi sınıfının dayanışmasını hakiki olarak gösterdiği… güçlü realist resimler yapmıştır.
I want solidarity.
Tam bir dayanışma… istiyorum.
Yeah, but it's solidarity, though, innit, boy?
Evet ama bu bir dayanışmadır, değil mi evlat?
I know you are hiding the Solidarity 80 million.
Dayanışmanın 80 milyonunu sakladığınızı biliyorum.
He feels a sense of solidarity.
Bir çeşit dayanışma hisseder.
Maybe we should cancel the performance in solidarity.
Belki dayanışmayla oyunu iptal etmeliyiz.
Results: 483, Time: 0.0726

Top dictionary queries

English - Turkish