BULUNCA in English translation

find
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım
when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken
once
bir kez
bir defa
bir
eskiden
zaman
zamanında
önceden
birkere
vaktiyle
bir keresinde
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
let
hadi
haydi
müsaade
birak
izin
bırak
ver
bakalım
gidelim
vereyim
found
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım
finds
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım
finding
bulmak
bulacağım
bulun
bulalım
buluyorum
bulayım

Examples of using Bulunca in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama seni bulunca… hala hayatta olduğunu bilmek.
I remember at school… knowing you're still alive… But finding you.
Nihayet Annalisee söyledi. Frank bu gece onun doğum belgesini bulunca.
So when Frank found his birth certificate tonight, he finally told Annalise.
Ama seni bulunca… hala hayatta olduğunu bilmek.
Knowing you're still alive… I remember at school… But finding you.
Evet. Sonra… seni böyle bulunca sanırım aklımı kaybettim.
And then…- Yeah. finding you like this I guess I lost my head.
Herkes zaman makinesi bulunca ilk yapacağın şeyin bahis oynamak olduğunu bilir.
Everyone knows when you got a time machine, the first thing you do is gamble.
Peki bu kalp taşını bulunca onu ne yapacağız?
So, what do we do with this heart stone once we find it?
Ve mekanı bulunca, herkese içki ısmarlamak zorundayım.
And when I find the place, I have to buy everyone drinks.
Markette bulunca çok sevindim.
I was so excited to find that at the market.
Anahtarı bulunca, Gwildor koordinatları Greyskulla göre ayarlayacak.
When we find the Key, Gwildor will set the coordinates for Greyskull.
Onları bulunca ölümcül bir fasılaya sebep olma korkusuyla müdahale edemedim.
Having found them, I could not intervene for fear of causing fatal interruption.
İş bulunca evimi düzenleme yardım edeceksin.
Once I find a job, you will help me to create my apartment.
Bu yüzden parayı bulunca yenilerini almak için 100 Dolar harcadım.
That's why when I found the money, I took $100 to buy new ones.
Onu bulunca bu sorunu da çözeceğiz.
Once we find her we can solve that problem.
Kirişleri bulunca C-4leri yerleştiririz.
Once we find these, we plant the C-4.
Arabanın kapısını açık bulunca aklına ne geldi?
What did you think when you found your car unlocked?
Parayı bulunca seni ararım.
I will call you when I get the money.
Peki, bulunca ara beni.
Fine. Find out and call me back.
Onu bulunca ne yapmayı umdun?
What do you expect to do once you found her?
Sydney, Kontu bulunca ona yaklaşıp ne bildiğini öğreneceksin.
Sydney, when we find the Count, you will approach him and see what he knows.
Onu bulunca, tekrar kaybetme düşüncesinden çok korkuyor.
Having found him, she's terrified at the thought of losing him again.
Results: 671, Time: 0.053

Top dictionary queries

Turkish - English