Examples of using Buzlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kansas Metro bölgesindeki en iyi buzlu yoğurdu ben yapıyorum.
Buzlu yeşillikler, sessiz turuncu.
Şu anda bu buzlu arazide duruyorum.
Bana şu buzlu palalardan versene.
Buzlu camda oluşan parmak izleri gibi bu aşkı ardında bırakıp gitti.
Küçük, buzlu kekler.
Ciklet fantezisi olabilir belki, ya da buzlu gökküşağı.
Ciklet fantezisi olabilir belki, ya da buzlu gökküşağı.
Bir veri kablosuna dokunmaktaydı Buzlu dedi.
Bir veri kablosuna dokunmaktaydı Buzlu dedi.
Onlara buzlu çay ve bana da limonata.
Bu, buzlu çay mıydı?
Hemşire, hanım için buzlu bir burbon, lütfen.
Buzlu şeylere bayılırım.
Kesinlikle, buzlu normal bir su.
Belki de buzlu bir küvetin içindeydi.
Bu buzlu sularda yirmi dakika dayanamayız.
Buzlu böğürtlen ve portakal suyu.
Bir tane buzlu martini alabilir miyim, lütfen?
Bir tane buzlu martini alayım.