Examples of using Buzu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama pandalar buzu kırmak için akıllıca bir yöntem geliştirmişler.
Buzu gözüne tut, evlat.
Buzu, karı ve balıkları severler.
Buzu kırıp düşerseniz 4 saniyede donar!
Buzu kesip, suyun içinde ne olduğuna bakmak istiyorum.
Yani, belki burada buzu yiyip bitiren mikrobik organizmalar da olabilir.
Çıkar buzu ağzından Ash.
Buzu düzeltmek için bir zamboni makinesi.
Noel buzu büyüyor, ama yeterince hızlı değil.
Yolda buzu veya telefonu olan birini buluruz.
Bence baltalar ile bu buzu keseceğimizi sanmıyorum- Tabi.
Ama buzu açmak için bir neden yok.
Ama buzu açmak için bir neden yok.
Buzu boş ver artık.
Buzu sevmedim. Hiç güven vermiyor.
Ajan Walker, Buzu getirmekle çok dogru bir is yaptin.
Buzu olan bir şey yakalarız,
Hadi vur şu buzu! İşte geliyor.
Buzu seviyor musunuz, dedim?
Dünyanın sonundan, sonsuz buzu onun üstüne yığ!