Examples of using Cankurtaran in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonra onu bir cankurtaran buldu.
Botundan çıkarın. Şu çocukları cankurtaran.
Şayet kazanacaksan, cankurtaran sürüyorsan bir doktora gerek vardır.
Cankurtaran sandalı değildi ki.
Sizi hep cankurtaran olarak seviyoruz.
Buz dağı değil, cankurtaran!
Naber? Bunlar da diğer Malibu Plajı Genç Cankurtaran Şefleri?
Bayım, sakın o köpeğin ismini'' Cankurtaran'' koymayın.
Şu cankurtaran yiyeceğine bak. 1945.
Amcam, dal parçası değil iki cankurtaran bulmuştu!
Bebek geliyor. Santral, cankurtaran istiyorum.
Düdükler sadece cankurtaran için.
Tamam. Cankurtaran burada.
Bebek geliyor. Santral, cankurtaran istiyorum.
Amcam değil bir dal, iki cankurtaran bulmuştu!
Bugünlerde bir sürü insan cankurtaran arıyor.
Ne?- Oraya cankurtaran göndereceğim?
Marcello… Marcello…“ Cankurtaran geldi”.
Her yüzücüye 2 cankurtaran.
Marcello… Marcello…“ Cankurtaran geldi”.