LIFELINE in Turkish translation

['laiflain]
['laiflain]
bir can simidi
hayat çizgisi
cankurtaranın
lifeguard
ambulance
lifeboat
life
rescue
lifesaver
lifeline
hayat çizgin
bir yaşam çizgisi
jokerini
wild
hayat çizgisinin
yaşam hattını

Examples of using Lifeline in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You have no lifeline.
Senin hayat çizgin yok.
Fred Johnson just offered us a lifeline.
Fred Johnson az önce bize bir can simidi teklif etti.
Mind if I take a photo of this guy's lifeline?
Bu adamın hayat çizgisinin resmini çekmemin sakıncası var mı?
What's happening? You have no lifeline, no soul.
Neler oluyor? Senin hayat çizgin yok, hiç ruhun yok.
Mind if I take a photo of this guy's lifeline? Detective Flack?
Dedektif Flack, bu adamın hayat çizgisinin resmini çekmemin… sakıncası var mı?
Then slashed his lifeline.
Sonra onun can damarını keserdik.
Lifeline, phone a friend?
Cankurtaran, bir arkadaşı aramak?
She's been a lifeline to me.
Benim cankurtaranım oldu o.
You could say they're our lifeline.
Can damarlarımız olduklarını söylemek de mümkün.
I want you to have a lifeline.
Bir yaşam çizgisine sahip olmanı istiyorum.
Something very soon is cutting through… your lifeline.
Çok yakında bir şey senin hayat çizgini kesecek.
Letters from home were the soldiers' lifeline.
Evden gelen mektuplar askerlerin cankurtaranıydı.
You have three. Use a lifeline?
Üç tane var. Joker kullanabilirsin?
I'm gonna go make a few phone calls… If I have to turn over my lifeline.
Hayatım üzerine oyun oynayacaksam birkaç telefon görüşmesi yapmam gerekiyor.
Ever think about cutting the lifeline?
Hiç cankurtaran halatını kesmeyi düşündün mü?
I love the lifeline part.
Can simidi kısmına bayılıyorum.
But the lifeline is a phone call.
Ama can simidi telefon görüşmesi olacak.
I wanna be your lifeline.
Senin can simidin olmak istiyorum.
Maybe you would like to use your lifeline.
Belki de joker hakkını kullanmak istersin.
It's important that our lifeline be rejuvenated, so that we can breathe again.
Yeniden nefes alabilmemiz için yaşam çizgimizin yenilenmesi çok önemli.
Results: 97, Time: 0.0803

Top dictionary queries

English - Turkish