DAHIL in English translation

including
içerir
içeriyor
the
arasında
dahil
kapsıyor
ekle
bulunmaktadır
buna
başlıca
involved
içerir
içeriyor
ilgili
içeren
içinde
dahil
karıştırdın
kapsıyor
kapsar
bulaştırdın
part
yarı
kısmen
bir parçasi
kısmı
bir parçası
bölüm
rolü
dahil
tarafı
bölümünü
involvement
katılımı
müdahalesini
karıştığını
dahil
ilişkisi
bağlantısı
rolünü
tutulumu
ilgisini
olaylar
incorporated
birleştirme
dahil
içermektedir
included
içerir
içeriyor
the
arasında
dahil
kapsıyor
ekle
bulunmaktadır
buna
başlıca
includes
içerir
içeriyor
the
arasında
dahil
kapsıyor
ekle
bulunmaktadır
buna
başlıca
include
içerir
içeriyor
the
arasında
dahil
kapsıyor
ekle
bulunmaktadır
buna
başlıca
involving
içerir
içeriyor
ilgili
içeren
içinde
dahil
karıştırdın
kapsıyor
kapsar
bulaştırdın
involve
içerir
içeriyor
ilgili
içeren
içinde
dahil
karıştırdın
kapsıyor
kapsar
bulaştırdın
involves
içerir
içeriyor
ilgili
içeren
içinde
dahil
karıştırdın
kapsıyor
kapsar
bulaştırdın
incorporate
birleştirme
dahil
içermektedir

Examples of using Dahil in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Artık Gun Wookun meselelerine kendini dahil etme diye söylüyorum.
I'm telling you not involve yourself in Gun Wook's matters anymore.
Buna bir hayalette dahil.
It involves a ghost.
Buna patronum ve hukuk şirketi dahil olarak devralmayı tasarladı.
All orchestrated to serve as a takeover. involving my boss and his law firm.
Ben sahte ayarlama firması dahil edebilirsiniz.
I can incorporate a phony adjusting firm.
Şu senin planın, ona atın kıçını aşağılamakta dahil mi?
This plan of yours does it involve humiliating that horse's ass?
Buna patronum ve hukuk şirketi dahil olarak devralmayı tasarladı.
Involving my boss and his law firm all orchestrated to service a takeover.
Buna kimyasallar, bitkileri spreylemek dahil.
This involves chemicals, spraying the plants.
Edebilirsiniz. Bunu iş planınıza dahil.
That into the business plan. And you can incorporate.
Kaçırılma söz konusu ve şerifin departmanını dahil edemiyor musun?
It's an abduction and you can't involve the sheriff's department?
Hedefi gözlüyorlarsa, polisi dahil edemeyiz.
If they're monitoring the target, we can't involve the police.
İkinci madde, Goyoyu sportif ve bazı idari kararlara… dahil edeceğiz.
Point number two, we involve Goyo in sports decisions and some administrative ones.
bazı idari kararlara… dahil edeceğiz.
Point number two, we involve Goyo in sports decisions.
Özür dilerim, efendim. Buna dahil olacağınızı hiç düşünmemiştim.
Sorry, sir. I never thought this would involve you.
Hayır, hayır. sivilleri dahil edemeyiz.
No, no, we can't involve civilians.
Zararsız görünebilir ama birçok suç işlemiş… Bıçaklı suçlarda dahil!
Crimes that involve knives! He may look harmless, but he's committed serious crimes!
Peki ben dahil olabilir miyim?
And, uh, can I be a part of this?
Dr. Pepper dahil olduğum her şeyi seviyor.
Dr. Pepper loves everything I get involved with.
Becki dahil etmeye devem ettiğin müddetçe.
Not if you continue to involve Beck.
Isıtma dahil tabii.
That's including central heating, of course.
Buna dahil olmalı mıyız bilmiyorum, Snoopy.
I don't think we should get involved with this, Snoopy.
Results: 8277, Time: 0.0357

Top dictionary queries

Turkish - English